Tebriz Başkent`li Azerbaycan Milli Hükümeti`ne Bağlı Özerk bir Eyalet: “Mahabat Cumhuriyeti”

untitled

images

Değerli okuyucular,

Bildiyiniz gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın davetlisi olarak Türkiye`nin Diyarbakır şehrine gelen Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani buluşması ve görüşmesinden sonra, Türkiye`deki Kürtçüler ve terör örgütü PKK destekçileri bilinçli ve abartılı olarak “Mahabat Cumhiriyeti”nden bahs etmeye başlamışlardır. Oysa ki, bu oluşum 1946 yılında İran`nın Kuzey Batısında kurulan ve başkenti Tebriz olan Milli Azerbaycan Hükümetine bağlı özerk bir eyaletti. Bu konuda değerli dostum Dr. Talas Avşarlı`nın gerçeklere dayanarak kaleme aldığı güzel çalışmasını sizinle paylaşmak isterim.

Kürt Tarihi – Kürtlerin Azerbaycan ‘da Yerleşmesi

Dr. Talas Avşarlı

Siyasi literatürde “Mahabat Cumhuriyeti” ibaresi yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Söz konusu ibare geniş biçimde kullanılsa da, kavramın atıf yapıldığı 1946’daki Kürt oluşumu bambaşka bir oluşum idi. 1945 ve 46’daki tarihi süreci doğru ve adaletli okuduğumuzda “Mahabat Cumhuriyeti” olarak adlandırılan oluşum Azerbaycan Milli hükümetine bağlı özerk bir eyalet olduğunu görebiliriz. Mahabat Cumhuriyetinin abartılması Kürtçülerin, Fars Milliyetçilerin, Komünistlerin ve yabancı uzmanların propagandası sayesinde gerçekleşmiştir. Halbuki “Mahbat Cumhuriyeti” ibaresi tarihin çarpıtılmasından başka bir şey değildir. Bu çalışmanın amacı “Mahabat Cumhuriyeti” kavramı altında ortaya atılan tarihi çarpıklığı analiz etmeye çalışmaktır. Yazımızda ilk önce Kürtlerin Güney Azerbaycan bölgesinde yerleşim tarihi ve dağılımı anlatılacak, ardından Azerbaycan Milli Hükünmeti (1945-46) kuruluş süreci, daha sonra ise “Mahbat Cumhuriyeti” adlandırılan tarihi olgu değerlendirilecektir. Yazımızın sonunda bir genel değerlendirme yapmaya çalışacağız. Kürtlerin Azerbaycan ‘da Yerleşmesi Kürtlerin Azerbaycan’da yerleştiği bölgeler Urmiye gölünün batısında Soğukbulak[1] (Mahabat) bölgesi ve 20 km. bir şerit eninde dağlık arazileri kapsamaktadır. Burada nüfusun çoğunluğunu Azerbaycan Türkleri oluşturmaktadır. Bu bölgede Kürt köyleri, Türk köylerine göre sayıca daha az ve önemsizdir.[2] Şerefname[3]ye göre Irak’ın Süleymaniye şehrinde yaşayan ve Baban aşiretine mensup Mükri aşireti, 16. y.y. sonunda Güney Azerbaycan’a göçerek Soğukbulak bölgesinde Cebeklu Türklerini yenip bölgeyi ele geçirmişlerdir. Mahabat tarihçesinin yazarına göre Şakkakan, Belbas ve Dehbokri aşiretlerinin birleşmeleri 17. y.y. itibaren Osmanlı arazisinden göçerek Azerbaycan’da yerleşmeleri ile başlamıştır. Söz konusu aşiretlerin I. Dünya Savaşına kadar yılın yarısını Osmanlı topraklarında geçirdiği bildirilmektedir[4]. Azerbaycan’da yaşayan Kürtlerin çoğu göçebe ve yarı göçebe aşiretlerden oluşmaktadır.Kentlerde (Mahabat,Bokan) bile toplumsal ilişkiler kan bağı ve aşiret düzeni üzerinde kurulmuştur. Bölgedeki siyasi,tarihi şartlar sonucu özellikle Pehlevi döneminde başlayarak Azerbaycan’da Kürtlerin yaşadığı bölgeler Kürtçü hareketlerin merkezine çevrilmişti. Güney Azerbaycan ’da ki Kürtlerin siyasileşmesinin sebepleri mezhep farklılığı[5], dil farklılığı, Birinci Dünya savaşında Asurilerin bölgede bağımsız harekatına girişmeleri[6] ve Kuzey Irak‘ta Kürt teşkilatlarının etkisi olarak söylemek mümkündür. Azerbaycan Milli Hükümetinin Kuruluşu ve Kürt Sorunu Pehlevi rejimi aşırı Fars(Ari) nasyonalist tezine dayanarak başka milletleri özellikle Azerbaycan Türklerini asimilasyon siyasetine tabi tutmuştu. İran’ın toplumsal–ekonomik bakımdan en ileri bölgesi olan Azerbaycan bu siyaset sonucu ağır duruma düşmüştü. Tahranın idari işlerin yapıldığı merkeze çevirmesi siyaseti Azerbaycan ekonomisini olumsuz etkilemişti. Ayrıca Azerbaycan sermayesi, işadamları, ihtisas sahipleri ve işçilerinin başka yerlere göçmesi, ekonominin gelişimini engellemişti. Azerbaycan milleti, milli medeni haklarından yoksun bırakılmış ve asimilasyon siyasetine tabi tutulmuştu. II. Dünya Savaşı İran’da Rıza Pehlevi’nin 20 yılık despot hakimiyetine son verdi. Merkezi hakimiyet iktidarının sona ermesi ile Güney Azerbaycan’da cemiyetler ve siyasi teşekküller hızla gelişmeye başladı. Bütün bu cemiyet ve teşekküllerin esas isteği Meşrutiyet (1906-11) Anayasasında ön görülmüş “Eyaleti ve Vilayeti Encümenlerin” kurulması ve merkez elinde toplanan gücün bölgelere dağıtılmasıydı. S.C. Pişeveri bütün bu güçleri Azerbaycan Demokrat Partisi bünyesinde birleştirerek organize bir yapıya kavuşturdu.Azerbaycan Demokrat Partisi Azerbaycan milletinin isteklerini Tahran hakimiyetine sundu. Azerbaycan’ın özerkliyi, Türkçe’nin resmi dile çevrilmesi ve Azerbaycan’dan alınan vergilerin Azerbaycan’a tahsis edilmesi Azerbaycan Demokrat Partisinin temel isteklerini oluşturmaktaydı. Ama Tahran hükümeti bu talepleri reddetmişti. Tahran, Azerbaycan’ın isteklerini reddettiği için ADP tarafından Azerbaycan Milli Meclisi oluşturulmuş ve Milli Hükümetin kurulmasına karar verilmişti. Aralık 1945’te Azerbaycan’da kurulan Milli hükümet çeşitli sorunlarla karşı karşıya geldi. Milli Hükümetin karşılaştığı sorunlardan biri de Azerbaycan’ın batı ve güney batısında yerleşmiş bulunan ve geçmişte de Azerbaycan’a büyük sorunlar yaratmış olan Kürt aşiretleriydi. Milli hükümet için Azerbaycan toprakları içinde yerleşen Kürt aşiretleri ile kurulacak ilişki, önemli ve stratejik anlam ifade etmekteydi.Çünkü Azerbaycan Demokrat Partisi ve Milli Hükümet, Azerbaycan’da yaşayan Kürtleri bir tahdit olarak algılıyor ve bütün Kürtçü faaliyetleri dikkatle izliyordu. Milli Hükümet, Kürtlerin Tahran tarafından kışkırtılmasından endişe duymaktaydı. Böyle bir durumda Azerbaycan iç savaşla karşılaşabilirdi. Bu sebepten dolayı Azerbaycan Milli Hükümeti, Kürtlere Azerbaycan çerçevesinde özerklik önermişti. Başka bir ifade ile Milli Hükümet, Kürt sorununu “Eyaleti ve Velayeti Encümeni” çerçevesinde çözmek istiyordu. Bu çözüm önerileri “Kürt,Ermeni ve Asuri gibi azınlıkların hakları korunacak ve kendi dillerinde okuyacaklar”, “Milli ve mahalli özerklikler eyaleti ve vilayeti encümenleri vasıtası ile verilecektir” şeklinde ADP’nin tüzüğünde yer almıştı. Ayrıca “Milli Hükümetin programının 19. maddesinde “Azerbaycan Milli Hükümeti” Azerbaycan’da yaşayan bütün vatandaşları özellikle Kürtleri, Ermenileri, Assurileri hukuk ve yasalar karşısında beraber hesap ediyor” şeklinde ifadeye yer verilmiştir[7]. Milli Hükümetin programları ve çabaları bu sorununu çözmeye yetmedi. Çünkü sorunun kökenleri görüldüğünden daha derinlerdeydi. Sorun “Kürdestan Demokrat Partisi” (KDP) ve Molla Barzenai arasındaki derin ilişkiden kaynaklanmaktaydı. “Mehabat Cumhuriyeti” veya “Mahabat Özerk Bölgesi” 1943 yılında Soğuk bulak’ta (Mahabat) bir grup genç bir araya gelerek ilk gizli Kürt örgütü olan Kürt Diriliş Topluluğu (Kömala-Jiani–Kürt) kurdular. KJK’nın kurulduğu toplantıya Iraklı bir Kürt temsilci (Yüzbaşı Mirhaç) katılmıştı[8]. 1945 yılına kadar bir çok Kürt aşiretinin önde gelenleri, örgüt içerisinde faaliyete başladılar. Örgütün daha önemli bir aşamaya girmesi Kadi Muhemmet’in[9]üyeliği ile başlamıştır. 1944 Ekim ayında Kadi Muhammet örgüte üye oldu. Çok kısa sürede partinin başkanlığına getirildi. Eylül 1945’te Molla Mustafa Barzani 10 bin kişi ile Irak’tan Güney Azerbaycan topraklarına geçti. Barzani, Güney Azerbaycan’da ki Kürtçü hareketleri yaymak ve desteklemek amacı ila, üç bin silahlı adamını Kadi Muhammet’in emrine vermişti. Barzani’nin desteği ve yardımı ile Ekim 1945’te Kadi Muhammet başkanlığında Kürdistan Demokrat Partisi kuruldu. Kürtçülüğün yayıldığı bu dönemde Azerbaycan Demokrat Partisi, Milli Meclis seçimlerinin gerçekleştirilmesini kararlaştırmıştı. 27 Kasım 1945’te Azerbaycan’ın bütün vilayetlerinde meclis seçimleri başladı. Üç gün süren seçim sonucunda 32 seçim bölgesinden 101 milletvekili seçildi. Bu vekillerden beş kişi Soğukbulak bölgesini temsil edecekti[10] Meclis seçimleri gerçekleştikten sonra ADP’nin askeri gücü olan Fedailer, İran ordusuna saldırmaya başladı. Bu saldırıların sonucu 13 Aralıkta Tebriz, 19 Aralık’ta Urmiye ve 31 Aralıkta Soğukbulak, Azerbaycan güçlerinin denetimi altına geçti. Soğukbulak kenti Azerbaycan Demokrat Partisi’nin eline geçtikten sonra Kürtleri kışkırtmamak için bölgenin valiliği Kadi Muhhemet’e verildi. Azerbaycan Milli Hükümeti hem Tahran, hem de Kürtleri ile savaşamayacağını farkındaydı. Bu sebepten S.C. Pişeveri, Kürtleri kendi yanlarına almaya çalışıyordu ve sürekli Azerbaycanlılarla Kürtlerin dostluk ve kardeşliğinden söz ediyordu. Azerbaycan Hükümeti, Kürtleri Azerbaycan Milli Hükümeti’nin çerçevesinde kalmalarını ve özerk bir yapıya sahip olmalarını istiyordu. Ama Kürtler Barzani aşiretinin askeri gücüne dayanarak kendi ülke sınırlarını çizmek istiyorlardı. 22 Ocak 1946’da Soğubulak özerk bölgesi ki Kürtlerce İmali bir şekilde “Kürdistan Cumhuriyeti” olarak adlandırılırdı kuruldu. Kadi Muhemmet’in “Kürdistan Cumhuriyeti” olarak adlandırdığı siyasi oluşum üç kentten oluşmaktaydı; Sulduz bölgesi (Türklerin ağırlıkta yaşadığı bölge), Soğukbulak ve Bukan[11]. Azerbaycan Milli Hükümetin arazisi ve Mahabat Özerk Bölgesi Kadi Muhemmet’in bağımsız devlet kurmaya kalkıştığı kentler Azerbaycan’ın en eski ve tarihi kentlerinden sayılırlar. 100-120 bin civarında olan bölge nüfusun en az 50 bini Azerbaycan Türkleri oluşturturdu. İlginç olan şu ki Fars ve yabancı yazarlar herhangi bir belgeye dayanmadan yazdıkları kitap ve makalelerde Kürt özerk bölgesini Soğukbulak’tan Türkiye -Güney Azerbaycan sınırları boyu genişletmektedirler.Halbuki Mahabat özerk bölgesi Sulduz, Soğukbulak, Bokan arazisi dışına çıkmamıştı. Bu maksatlı yazıların amacı Güney Azerbaycan’ın batı komşularıyla ilişkilerini kesmekten başka bir şey değil. Mahabad Özerk Bölgesinde kurulan meclis ve bakanlar kurulunda söylediğimiz bölgelerden hiçbir temsilci yer almıyordu.[12] Kadi Muhemmet’in bu girişimi Azerbaycan Milli Hükümeti’ni ciddi şekilde rahatsız etmişti. Bu girişimden sonra Gazi Muhammet, Tebriz’e çağırılarak sert bir şekilde uyarılmıştı. Milli Hükümet, Kürtlerin Azerbaycan toprakları içinde kendilerine bir ülke sınırları çizmeye kalkıştıklarını kesinlikle kabul etmiyor. Mahabat’ın Azerbaycan’ın özerk yönetimi çerçevesinde kalması konusunda ısrarlıydı. Milli Hükümet’in ısrarcı tutumu Kürtleri rahatsız etmişti amma Kürtler istedikleri gibi davranmaya devam ediyorlardı. Bu sebepten Kadi Muhammet, mart ayında ikinci kez Tebriz’e gelmesi istenildi. Mart görüşmesinde Kürt heyeti kendi tutumlarını bu şekilde belirtmişti[13]: “bir devlete katılmak gerektiğini düşündüğümüz zaman tercihimiz Azerbaycan değil, yeniden İran’a katılmak yolunda olacaktır”. Bu görüşmelerin hemen ardından Koşaçay (Miyandoab) bölgesinde Azerbaycan ordusu ile Kürtler arasında sıcak çatışmalar yaşanmaya başladı..Ayrıca silahlı Kürt aşiretleri köylerden gelerek Urmiye (Urmu, Urmiya, Orumiyeh, Orumiyeh), Hoy ve Salmas şehirlerinde karmaşa yaratmaya başladılar ve Urmiye’da bir askeri alanı kuşatma altına aldılar (Gulam Yahya’ya göre burada Tahran hükümetinin gizli istihbarat teşkilatı önemli rol oynuyordu). S.C. Pişeveri, General Gulam Yahya’ı bölgeye göndererek krizin çözülmesini sağladı ve her hangi bir çatışma olmadan Kürtler köylerine geri döndüler.Fedailer şehirlerin denetimini ele aldılar. Milli Hükümet çeşitli Kürt aşiretlerinden 300 kişiyi sınırları korumak için görevlendirdi[14]. Bu olaylar yaşandıktan sonra Azerbaycan Milli Hükümeti iki yol ayrıcında kalmıştı ve Azerbaycan milletinin kaderi söz konusuydu. Bu yüzden S.C. Pişeveri Kürtlerle müzakere yolunu seçmişti. 23 Nisan 1946’ta Kürtler ve Azerbaycan Milli Hükümeti arasında bir dostluk antlaşması imzalandı.Ancak bu antlaşmada temel konulara özellikle sınırlar konusuna değinilmedi. Pişeveri Kürtlerin aşiret yapısını ve bölgedeki dengeleri göz önünde bulundurarak Mahabat Özerk Bölgesinde kurulacak bir “Kürt Devletinin” sağlam bir temel üzerinde kurulamayacağını ve bu yarımcık devletin ayakları yüzerinde duramayacağını ve er ya da geç Azerbaycan terkibine katılacağını biliyordu. Kadi Muhammet’te bu gerçeğin farkındaydı. Öyle ki, Tebriz’de müzakereler zamanı “hastanın doktor tedavisine uyması gerekir” sözü ile geri adım atmıştı. Direk Kinan’a göre Soğukbulak bölgesinde kurulacak “Mahabat Cumhuriyeti” bekası için Sovyetler Birliğine ve Tebriz hükümetine dayanmak zorundaydı. “Kürtler ne kadar Azerbaycanlardan nefret etsellerde kaderlerinin Azerbaycan Cumhuriyetinin yaşamasına bağlı olduğunu biliyorlardı”. Söz konusu gerçekler Kürtçü kesimin Azerbaycan Milli hükümetine yakınlaşmasını sağlamıştı. Kadi Muhammet yaptığı hatalardan ders almalıdır ki, silahlı güçlerini ve yönetimini çağırarak Azerbaycan’ı savunacaklarına yemin etmelerini istemişti[15]. Dünyada dengelerin değişmesi ve meydana gelen yeni gelişmeler Azerbaycan Milli Hükümetini Tahranla görüşmeye zorlamıştı. 28 Nisan 1946’da (Mahabat Özerk Bölgesinin kurulduğundan 95 gün sonra) S.C. Pişeveri Tahran’la müzakereye gittiği zaman hükümet işlerini Meclis Başkanı M. Şebesteri ve Tebriz’de bulunan Kadi Muhammed’de bırakmıştı. Görüldüğü gibi Kadi Muhammed’in hiçbir zaman Tebriz’le ilişkisi kesilmemişti ve bir Azerbaycan yetkilisi gibi kabul ediliyordu[16]. 13 Haziran 1946’da Tebriz ile Tahran arasında bir anlaşma imzalandı. Söz konusu anlaşmada Mahabat özerk bölgesi hakkında hiçbir ifade bulunmamaktadır.Kürtler için ne yerel meclisten ne de özerklikten söz edilmişti[17]. Azerbaycan ve Tahran arasındaki görüşmelerde Kürtler konusunda “Azerbaycan’da yaşayan Kürtler” ifadesi kullanılmıştı..15 maddelik anlaşmanın 13’cü maddesinde “Azerbaycan’da yaşayan Kürtler bu anlaşmanın meziyetlerinden yararlanarak ilk okulda kendi dillerinde eğitim ala bilirler” denilmişti.[18] Temmuz ayında iki Kürt aşireti arasında şiddetli çarpışmalar yaşandı.Tebriz’den fedailer bölgeye gönderildi ve yaralılar Tebriz hastanelerinde tedavi altına alındı[19]. 5 Ağustos1946’da Kadi Muhammet Tahran’da yetkililerle görüşmeye gitti. Kadi Muhhemet, Kavamulseltene’den Kürtlerin yaşadığı bütün bölgeleri bir eyalet haline getirip kendini de vali olarak atamasını istemişti.Kavamulseltene ise “ bu sorunun Tebriz’de çözüle bileceğini” söylemişti. Kadi Muhammet’in bu teklifini Milli hükümet adına Salamulah Cavit[20] sert bir şekilde reddetmişti. Kadi’nin bu davranışı Tebriz yönetimini oldukça kızdırmıştı.Çünkü Kadi Muhammet, Azerbaycan toprakları üstüne Tahranla pazarlık yapma hakkına sahip değildi. Tebriz’e döndükten sonra Pişeveri ile görüşmesi gergin bir havada geçmişti. Kavamulseltene bütün anlaşmaları çiğneyerek Azerbaycan’a ordu gönderdi. Urmiye gölünün batısında yaşayan Kürt aşiretleri İran yönetiminin duruma hakim olmaya başladığını görünce İran yönetiminin yanında yer alıp,Tebriz ve Urmiye kentini işgal etmelerine yardımcı oldular. Sonuç ve Genel Değerlendirme “Mahabat Cumhuriyeti” olduğundan fazla ve çarpık bir şekilde abartılmıştır. Yaklaşık 10 bin km olan ve tümü Azerbaycan Türklerinin tarihi toprakları olan (Soğukbulak, Bukan ve Sulduz) bölgeleri Azerbaycan Milli Hükümeti sınırları içindeydi. Kürtler, Azerbaycan topraklarını parçalamaya ve bağımsız “Kürt Devleti” kurmaya çalışsalar da başarılı olamamışlardı. “Mahabat Cumhuriyeti” adı ile bilinen bu oluşum abartılmış yalandan başka bir şey değildir. Bu bölge Azerbaycan Milli Hükümeti’nin özerk bir bölgesiydi. Kadi Muhammet ise bu özerk bölgenin valisiydi. Kürtlerin ayrılıkçı hareketleri ve eğilimleri olsa da bu konuda başarılı olamamışlardı. Mahabat eyaleti Milli hükümetin terkibinden çıkmak istese de buna nail olamadı. *. GÜNAZTAC’ın Kurucusu ve Başkanı.

[1]. Coğrafi adların değişmesi, Merkezi Hükümetin siyasi amacını temin etmek yolunda bir girişim idi. Azerbaycan’da Türk adlarının Fars adları ile değişmesi de siyasetin bir parçasıydı. Azerbaycan’da bir çok şehir, kasaba, köylerin adları değişilmişti Soğukbulak adının Mahabat’a çevrilmesi buna bir örnekti

 [2]. Moctehedi, Abdullah. Azerbaycan Krizi: 1945- 1946 Yılları, Ayetullah Mirza Abdullah Moctehedi’nın Hatıraları; Haz. Resul Caferiyan.- Tahran: Tarih-e Muasır, 1381/2002. s, 24).

[3]. Kürt tarihi hakkında yazılan ilk eserdi. Bu eser 16.yüzyılın sonunda Fars dilinde yazıya alınmıştı.

[4]. Bkz. Barzui, Mücteba. Ozayı Siyası Kordestan az sal 1225 ta 1325. Tahran: 2000.

 [5]. Aynı eser.

 [6]. I. Dünya Savaşında Assuriler Rusların yardımıyla Urmiye’da bağımsız bir cumhuriyet kurmaya çalıştılar ve Kürtleri de yanlarına almaya başladılar.Assurilein bu teşebbüsü Kürtlerde merkezden kaçış duygularını şiddetlendirdi.

 [7]. Arazoğlu, Muhtasar Azerbaycan Tarihi. Bakı: 2000: s. 129.

[8]. Goktaş, hıdır. Kürtler – II Mahabat’tan 12 Eylule. İstanbul: 1991: 16-17.

[9]. Komala örgütü kurulduktan sonra örgütün lideri yoktu. Bunun için Mahabat’ın önde gelen şahsiyeti olarak bilinen Kadi Muhammet’in örgüte üye olması istendi. KadiMuhammet teklifi kabul etti ve kısa süre sonra örgütün başına geldi

[10]. Bu kişiler Seyif Gazi,Hacı Mustafa Davudi, Manaf Kerimi, Kerim Ahmedyan ve Vahab Blurian ‘dan ibaret idi.

[11]. Bkz. Kinanderk. The Kurdish and Kurdestan . Oxford: 1964.

 [12]. Goktaş, Hıdır, 35.

 [13]. Aynı eser: 37.

 [14]. 21 Azer Teşkilatı: Gulam Yahya Daneşiyan Hatıraları. http://www.21azer.com

[15]. Eagleton, Jr. William . The Kordish Repoblic of 1946. Oxford: 1963: 82.

[16]. Zehtabi, M.Takı “Kürt ve Türk” Yol dergisi 2002: 52.

[17]. Goktaş. Hıdır: s. 43.

[18]. Etabeki, Turec. Azerbaycan der İran Muaser. Tehran: 1997: 225.

 [19]. Moctehedi. S. 251.

[20]. Halhal’ da doğdu.On yaşında Baku’ye gitti.Orada Adalet Partisi’nin üyesi olarak Hiyabani ile temas kurmak için Tebriz’e geldi.Sonra Tebriz’de Lahuti isyanına katıldı.sonra Baku’ye dönüp Tıp fakültesine girdi.İran’a döndükten sonra tutuklanıp iki yıl hapis yattı.AMH’ inde İç İşleri Bakanı oldu.Milli Hükümetin tavsiyesi ile merkezi hükümet tarafından Azerbaycan valisi olarak atandı.

Aran ERDEBILLI

18 Kasım 2013