AKP – PKK`ya “Barış Süreci”: Güney Azerbaycan Türk Topraklarına Savaş Süreci

eli_kanli_baris

Karikatür: Moralhaber.Net

2003 Irak işgalinden sonra hızlı bir şekilde bölge Kürtlerinin güçlendirlmesi hayata geçirilmiştir. Şöyle ki, İrak`ta Talabani cumhurbaşkanı olurken, bölgesel Kürt yönetiminin başkanlığına Mesud Barezani getirilmiştir. Arap Baharı adlandırılan süreçte ise Suriye`de Esad rejimi gittikçe zayıflarken, muhalifler İstanbul`da toplanarak, ABD vatandaşı ve 25 yıldır Texas`ta yaşayan Kürt asıllı Gassan Hito Suriye`nin geçici hükümet başbakanlığına geniş tabanı temsil etmemesine rağmen seç(tir)ildi. Bunlar yapılırken Türkiye`de güya barış süreci için düğmeye basıldı. Çok ilginçtir ki, bu süreçten memnuniyet duyanlarsa, ilk başta ABD, Avrupa Birliği ve bölgesel kürt yönetimi v.b. olmuştur.  Bu nedenle bu oyunların  bir tesadüf olduğuna inanmamaktayım.

Barış süreci”nde teröristlerin bazı istekleri şöyledir: yeni vatandaşlık tanımı, kimliklerin tanımı ve Türkiye ulusunun tanımı. Hatta ileriye giderek, bir yasa ile, yüzde 10 seçim barajı, terörle mücadele yasası ve siyasi partiler yasasının çözümlenmesini ve bir yol temizliği yapılmasının gerektiğini istemekteler. Kalıcı barışın ise, Apo`nun özgürlüğünden geçtiğini söylemekteler. (Hasan Cemal, Murat Karayılan: Tereddütlü komutanlarımız var, Radikal, 24 Mart 2013)

Böylece, Türkiye`de AKP hükümeti eliyle ortaya attırılan bu durum açıldıkça açılıyor. Örneğin, Diyarbakır`daki nevruz kutlamalarında Türk bayrağının olmaması, Mardin`de 30 yıldır yazılan Atatürk`ün “Ne mutlu Türk`üm diyene” sözünü “ Yurtta sülh cihan`da sülh” sözleri ile değiştirilmesi(CNN Türk, “30 yıllık yazı değiştirldi” 26 Mart 2013) Bu arada, Ermenistan da bu süreci desteklemek(Türkiye`yi baltalama) için elinden geleni yapmaktadır ve dolaylı olarak başkent Erivan`da terörist Apo`nun hapisten bırakılması için imza toplama kampanıyasını yürütmektedir. 

Barış süreci” bir önceki müzakereler gibi başarısız olmazsa ve devam ederse bu hem Anadolu`daki Türk milletinin geleceğine hem de Türk Güney Azerbaycan`a büyük tehlike doğuracağı şimdiden görünmektedir. Şöyle ki, terörist örgüt PKK, Apo ve KCK tutuklularının bırakılmasını da isterken, Kuzey İrak`ta Kandil, Hakurk, Zap, Haftanin ve bölgeye yerleştirilmesini ve bu bölgenin PKK`nın askeri bölgesi olduğunun tanınması ve Türk ordusunun da bu bölgelere saldırmamasını istemektedir. Bu durumda, adı geçen bölgelerden teröristler daha rahat ellerini ve saldırılarını Güney Azerbaycan topraklarına bölgesel yönetiminin yardımıyla yönlendirecekler.

Bu ortamda, Suriye`nin Kuzeyinde ikinci bir Kürt devleti süreci var ve terör örgütü PKK-PYD orada Esad`a karşı değil, bir kürt devleti kurulması için aktiflerdir. Zira 2012`de Esad rejimi zaten Suriye`nin kuzeyini Kürtlere bırakmıştı. Terörist PKK`lıların Türkiye`den Suriye`ye kaydırılması ve yanlız Esad`a karşı savaşacakları veya İran`a olası bir saldırı ve gerginlikte İran`ın içindeki Kürtlerini Ankara`ya karşı kullanmasını engellemek ve Tahran`ın elini pasifleştirmek için bu sürecin olumlu olduğu iddialları oyundan başka bir şey değildir. PKK terör örgütünün bölgeye kaydırılması Güney Azerbaycan`a fayda sağlamayacağı şimdiden görünmektedir. Kürt pazelinin 4 ülkedeki en son ayağı İran`a yönelik uygulamasında daha çok Güney Azerbaycan Türkleri zarar görecektir. Tıpkı I.Dünya savaşında, Osmanlı topraklarından Güney Azerbaycan topraklarına Kürt, Cilolar(Asuriler) ve Ermenilerin geldikleri ve devamlı olarak Türk milletine saldırdıkları ve cinayetler yaptıkları gibi. 

Özetle, bu sürec kardeş ülke Türkiye`de AKP hükümetini özellikle başbakan Erdoğan`nın kendi  amaçlarını anayasa değişikliğinden başkanlık sistemine kadar uzanan hırslarına kısa müddette cevap verse de, Güney Azerbaycan topraklarının Urmiye bögesi önümüzdeki yıllarda Kürt terör örgütleri tarafından rahat saldırıya uğramalarını sağlayacaktır. Bölgesel yönetiminin desteğiyle Güney Azerbaycan toprakları büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır.Bu arada, barış sürecinde yine bölge Türklüğü hiç düşünülmemiştir. Bu sürecin nereye doğru gittiği şimdiden görünmektedir. Bu sürec AKP ve terör örgütü PKK`ya barış süreci olsa da, siyasetlerini ve ellerini güçlendirse de, bölge Türklerine özellikle Güney Azerbaycan Türk milletinin milli çıkarları için bir tehlike ve PKK`nın İran kürtleriyle birlikte daha güçlü saldırılarının ve savaş sürecinin başlangıcıdır.

Aran ERDEBİLLİ

28 Mart 2013