İran`ın Azerbaycan Korkusu

 1125

PHOTO: Unrepresented Nation and Peoples Organization (UNPO)

Rekabet bölgesi durumuna gelen Kafkasya ve Orta Asya`da söz sahibi olmak isteyen İran başarılı olamamıştır. İran kendi açısından en önemli gördüğü komşusu Azerbaycan Cumhuriyeti`ne etki yapmak istemekte, bu tutumu dış politikasına da açıkça yansımaktadır. İran açısından, kuzeyinde güçlü ve istikrara kavuşmuş bir Azerbaycan Cumhuriyeti`nin varlığı büyük bir tehlikedir. Çünkü Azerbaycan güçlenirse, İran`ın Kuzey sınırlarında yer alan Azerbaycan eyaletleri meselesini gündeme getirerek, dünya kamuoyuna duyurabilecektir. Bu nedenle, İran Azerbaycan Cumhuriyeti`nin istikrara kavuşmasını istememektedir.(Tukay, 1997: 97) İran`ın, Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlarıyla İran vatandaşlarının evlenmesini yasaklayan 1993 tarihli kararı, bu ülkenin Azerbaycan`dan duyduğu endişe ve tedirginliğin işaretleridir. İran İslam Cumhuriyetinde “Büyük Ermenistan” tezine dayalı geniş propaganda çalışmaları serbestçe yürütüldüğü halde; Türk dilinde, edebiyatından, kültüründen, tarihinden bahseden kuzey Azerbaycan`a ilgi gösterenlere “Pan-Türkist” yaftası vurulmakta ve bu yöndeki faaliyetler rejim açısından tehlikeli faaliyet olarak nitelendirilmektedir. Bu gibi faaliyetler devlet tarfından takip edilmektedir. Azerbaycan, Karabağ olayları ve buna benzer mevzularda, kitap ve makale yazıp bastırmak, radyo, televizyon ve basında Azerbaycan konusuna değinmek yasakken Türk karşıtı Ermeni yazarların eserleri İran`da kolayca yayınlanabilmektedir. İran`daki Ermenilerin Türkiye, Azerbaycan ve İran Türklerine yönelik suçlayıcı yayın faaliyetleri herhangi bir resmi tepkiyle karşılanmamakta ve bu tip yayınların sayısı giderek artmaktadır. Fransa Ermeni`si Maçinyan`ın “Ermeni Tarihi”, Ermeni Öğrenci ve Gençller Birliğinin “Taşnakların Gerçek Yüzü”, Seroks Afanosyan`ın “Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan: bağımsızlıktan Sovyet Rejimine Kadar” başlıklı kitapları ve “Çağımızda Kafkasya” derleme yayınlar, Türkleri bir bütün olarak zalim, göçebe ve vahşi; Ermenileri ise masum ve mazlum ilan eden, bunu da Karabağ savaşındaki fiili durumla bağlandıran tezler işlemekte olup hepsi de İran`da Farsça olarak yayımlanmışlardır. (Muşovdağlı, 2000: 63) Ermenilerin sözde soykırım gününü anmasına müsaade edilirken, Azerbaycan halkına destek amacıyla Karabağ olaylarıyla ilgili destek mitingi düzenlenmesine İran mollaları izin vermemektedir. Sekuler Azerbaycan Cumhuriyetinin nüfusunun çoğunluğu Şii olmasına rağmen, İran molla rejimine olumlu bakmamaktadırlar. İran Anayasasına göre, eğitim kuruluşlarında Farsça ile birlikte Azerbaycan Türkçe`si de resmi olarak öğretilebilecektir. Fakat, ülkede kendi dış işelri bakanı  Salehi`nin de dediği 40%  Türk nüfusunun dili mahrum edilmiştir. Ne var ki, sayları yüz binlerle bile ölçülmeyecek kadar az olan Ermenile bu haktan yararlanmakta, ilk okuldan üniversiteye kadar kendi dillerinde eğitim alabilmektedirler. “Birleşik Azerbaycan” söyleminden büyük rahatsızlık duyan İran`ın gerek Azerbaycan`la kendi arasında, gerekse İran idaresindeki yaşayan Azerbaycan Türkleriyle Azerbaycan Cymhuriyeti arasında mesafe koymaya çeliştiği görülmektedir. Nitekim, Azerbaycan Cumhuriyeti, Astara şehrini İran`ın Kazvin ve Reşt şehirleriyle birleştirecek bir demiryolu yapılmasını teklif ettiğinde İran, projenin Güney Azerbaycan`a yapacağı etkiyi göz önüne alarak, olumlu cevap vermemiştir. (Aslan,    1997: 1933)

Hocalı soykırımı ve Kelbecer`in işgali sırasında, Tahran`ın Narmek mahallesinde yaşayan Ermenilerin bunu bayram olarak kutlamalarına kızan Azerbaycanlılar, Tahran`daki Azerbaycan camisinde toplanarak tepki gösterince, devlet bundan rahatsız duymuş, toplantıya katılan Azerbaycan aydınlarından bir kısmı resmi görevlerinden alınmış, bir çoğu baskı ve tehditle karşılanmıştır. (Muşovdağlı, 2000: 63) Görünen o ki, İran molla rejimi İran`ın bütünlüğü için daha yakın bir tehdit gördüğü “Birleşik Azerbaycan” tezine karşılık, Ermenistan, içindeki Ermeniler, ve köktendinci Kuzey Azerbaycanlılarla işbirliği yapmayı planlamıştır. Ermenilerin işgal ettikleri Şuşa ve Laçin Karabağın anahtarı saylıyordu, bu anahtarın Ermenilerin eline geçmesinde İran mollalarının büyük bir payı olmuştur. Şöyle ki, Ermenistan`ı ilk tanyan mollalar, Karabağ meselesinde arabuluculuk girişiminde bulunarak Azerbaycan alehine bu oyunu sergilemişlerdir. Karabağ çatışması Ermenilerin bölgede nasıl bir psikoloji ile hareket ettiklerini göstermiş, özellikle Hocalı eylemleri Batılı ve diğer basın yayın organlarınca bir intikam ve nefret saldırısı olarak yansıtılmıştır.  Hocalı`da değişik işkencelerle soykırıma uğrayanlar yanlız Türk oldukları için vahşicesine öldürülmüş ve bu tablo açıkça gösteriyor ki, Ermeni güçlerinin asıl amacı bir toprağı işgal değil, bir hlka, sırf Türk oldukları için işkence yapmak, acı çektirmektir. Ermeniler bu katliamla adeta “intikam aldıklarını” düşünmekte ve bu da Ermenilerin 100 yıllık bir kindir. (Laçiner, 2002: 201)Ermeniler günümüzde Türklere soykırım yaparken, sözde Ermeni soykırımını hukuki bir veçhe vermek için yurtdışındaki diaspora gücüyle ile uluslararsı arenada Türkiye`nin soykırım suçu işlediğini sahte belgeler ve kaynaklarla ortaya koymağa çalışmakta ve böylece, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcüstan`dan talep ettikleri topraklara sahip olma amacındadırlar.         

Özetle, Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlığı ve gittikçe gelişmesi İran molla rejimini bir “Azerifobi” içine sokmuştur. Bu da, mollaların yıllardır Azerbaycan Türküne yaptıkları düşmanca tavır ve siyasetlerinde kendisini göstermektedir. İran`ın molla yönetimi içindeki Ermenileri ve Ermeistan`ı, hep Güney Azerbaycan ve Kuzey Azerbaycan Türklerine  karşı desteklemiş ve halen de Ermenilerin lehine sonuçlanan tutumlarından şimdi de vaz geçmiş değildir. Hatta günümüzde, istikrarı bozmak niyetinde olan mollalar, Karabğa sorununun bitmemesini ve çıkarları için bu sıkıntının bölge Türklerinin alehine sürmesini arzulamaktadırlar. Aslında İran`ın Azerbaycan korkusu, kendi nüfusunun yaklaşık olarak yarısını oluşturan, gittikçe milli isteklerini talep eden ve İran`ın kuzey batısında, Kuzey Azerbaycan ve Türkiye ile komuşu olan Güney Azerbaycan Türklerinden kaynaklanmaktadır.

Kaynaklar

  1. Tukay, İdigey, “İran`da Ayrılıkçı Türk Milliyetçiliği”, Soydaş, Ankara, Cilt 1, Sayı 2, Haziran – Temmuz 1997.

  2. Muşovdağlı, Ekrem, “ İran İskam Cumhuriyetinde Ermeni Sesi”, Stratejik Analiz, Ankara, Cilt 1, Sayı 7, Kasım 2000.

  3. Aslan, Yasin, “Kafkas Kördüğümü ve Yeni Alternatif Yollar”, Yeni Türkiye, Ankara, Yıl 3, Sayı 16, Temmuz -Ağustos 1997.

  4. Laçiner, Sedat, “Ermenistan Dış Politikası ve Belirleyici Temel Faktörler 1991 – 2002”, ASAM Ermeni Araştırmaları, Ankara, Sayı 5, Bahar 2002.

Aran ERDEBİLLİ

23 Şubat 2013