UAEK ve Hameneyi`nin Fetvası: Molla Rejimi Çürük Düzenini Koruyabilecek Mi?

 imagesCA16MJR6

Foto bbc: UAEK Başkanı Yuki Amano

An Iranian cleric prays as a prayer leader for female students before a ceremony to form a human chain around UCF to show their support for Iran's nuclear programme in Isfahan15 Kasım 2011 İran`ın İsfahan şehrindeki uranium zenginleştirme tesisleri çevresinde insan zinciri oluşturan ve nükleer faaliyetlere destek için dua eden İran mollası ve güya rejim destekçileri. ( Foto: Reuters)

imagesCA2WFDZR

Foto: ekonomist

İran’ın gizli nükleer silah yapma çabaları, özellikle son dönemlerde Başkent Tahran`daki Parçin merkezinde şüpheli ve gizli çalışmaları, ABD ve Batı ile birlikte, Uluslar arasaı Atom Enerji Kurumu’nu da tedirgin etmektedir.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) başkan yardımcısı Herman M. G. Nackaerts ile İran`ın UAEK`daki Daimi Temsilcisi Ali Asger Sultaniye başkanlığındaki yeni müzakereler Tahran`da 17 Ocak 2013 tarihinde bir önceki müzakereler gibi “olumlu ve yapıcı” olarak değil de, sonuçsuz olarak bitti. 12 Şubat`ta yeniden müzakereler için Tahran`da bir araya gelmeye karar verseler de, fayda sağlayamayacağı şimdiden görünmektedir. Zira, Sultaniye müzakerelerin “hassas ve karmaşık” olduğuna değinerek, “UAEK ile Parçin konusunda bir anlaşmaya varmamıştık ki, gelip burayı denetlesinler…” ifadesini kullanmıştır. (İran ve UAEK arasındaki nükleer müzakereler, haberler.com, 18 Ocak 2013) Elbette, İran`ın zaman kazanma taktiği ve gizli zenginleştirme faaliyetleri bu müzakerelere olumsuz etki bırakmıştır. Nitekim, UAEK Başkanı Yuki Amano`da Tahran müzakereleri başlamadan önce de olumsuz konuşmuştu.

2013 yılında ya ABD nükleer bombaya sahip bir İran molla rejimini kabul edecek yada BM`lerin gücünü de arkasına alarak savaşla mollaları nükleer bomba elde etme çabalarından engelleyecektir. 1979 yılından din ve Şiilikle  yatıp kalkan molla düzeni, bu defa gerçekten kendilerinin bir uçuruma yuvarlanacaklarından emin oldukları için yeni taktikler geliştirmekteler. Hatta, yeni müzakereler bile başlamadan önce, süreci etkilemek ve grubu yanıltmak için Hamaney`in 2012  “nükleer silah yapmak haramdır” fetvasını sık sık dile getirmişlerdir. Nitekim, İran`ın dış işler bakanlığının sözcüsü Mehmanperest, İran dini lideri Hameney`nin “nükleer silah yapmak ve kullanmal haramdır” fetvasının İranlı siyasetçiler için hukuken mutlak bağlaycı olduğunu belirtmiştir. (İran: Nükleer Silah Haramdır, Yeni şafak, 15 Ocak 2013)

Böylece, müzakereleri etkilemek, nükleer bomba elde etmek ve 34 yıldan beri sömürdükleri ülkeyi yine ellerinde tutabilmek için din ve şiiliği devreye sokmaktalar. Bu defa mollalar dini liderleri Hamaney`nin fetvasıyla, koltuklarını korumaya çalışmaktalar. Bu yapılırken, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri de hızlı bir şekilde ilerlemektedir.

İran aslında her ne kadar nükleer krizini iç karışıklıklar ve parçalanma korkusuyla, yumuşatmaya çalışsa da, mesele göründüğü gibi olmamaktadır. Günümüzde İran hem iç sorun yaşamakta hem de, Batı güçlerinin, hatta Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Atom Enerji Kurumu’nun baskısı altındadır. Dolaysıyla İran hem içte hem de dışta bir çıkmaza girmiştir. Gittikçe çürüyen sisteme sahip İran  hükümeti, halktan uzaklaşarak yalnızlaşmaya doğru da gitmektedir. Bunu da, geçen 2009 seçimlerindeki halk protestolarını kanlı şekilde bastırılmasıyla şahit olmuştuk. Dışarıdan ise, baskılar İran üzerinde artmaktadır. İran’ın molla düzeni artık içinde halk desteğini kaybetmiş, halk ekmek peşinde, ekonomisi ise gittikçe felakete ve çökmek üzere ve milli parası Riyal değersiz durumdadır. Bir taraftan, sosyal, siyasal vb. sıkıntılar artmakta diğer taraftan ise, İran seçimleri yakınlaşmakta ve siyasi gerginlik ülkeyi bir tehlike ile karşı karşıya koymaktadır. Bu da, molla sisteminin içten dağılma sürecini hızlandırmaktadır. Tahran rejimi bunun farkında, fakat, İran bu durumda nükleer krizi başarıyla atlatabilirse; kaybolmuş kendi imajını hem içte hem de dışarıda tekrar kazanmış olacak ve hükümetini sürdürmek için milletin desteğini de tekrar elde etmiş olacaktır. Bu da, bu günden sonra düşük bir olasılıktır. Görünen o ki, dini lider Hamenyi`nin “nükleer silah yapmak haramdır” gibi fetvası bile İran`ın çürümüş molla düzenini koruyabilmeyecektir.

Aran ERDEBİLLİ

21 Ocak 2013