Tek Şii Iran’lı Tipi ya Pan Farsizm, Pan Iranizm

imagesCALPNKWU

İran denildiği an yanlışlıkla, ilk akla gelen ne yazık ki, Farsların yaşadığı bir ülke ve coğrafya algılanmaktadır. Bu da İran’ın içini iyi bilmemekten kaynaklanmakta. İranın 71.4 milyon(2002 sonu) nüfusunun, 35 milyona yakınını Türkler oluşturmakta, bunların da 30 milyonu ise, İran’da Azerbaycan toprakları üstünde ve Azerbaycan eyaletlerinde yaşamaktadırlar. Bu iyaletler de Türkiye Cumhuriyetinin doğu ve güneydoğu sınırıyla komşudur. İran’ın güneyi batısı ve petrol bölgeleri ise, tarihi olarak Arapların yoğun olarak yaşadığı Ahvaz ve Huzistan bölgeleri ve…

1924 yılında İngilizlerin yardımıyla hakimiyeti ele geçiren Farslar, Türklerin bin yıllık hakimiyetine Iran’da son vemişler. Bu süreçten itibaren, İran’daki Farslarla eşit unsura ve potansiyel güce sahip, topraklarında yaşayan Azerbaycan Türk milletini eritme sürecini başlatmışlardır. Bu siyaset, şoven pehleviler döneminden başlayarak günümüz İran İslam Cumhuriyetine(!) kadar gelmektedir. Bu süreçten itibaren Fars olmayan diğer milletlerin özellikle Azerbaycan Türklerinin bağımsızlık hareketiyle karşı karşıya kalan ve bu milletin bağımsızlığından korkan İran, mevcut bütünlüğünü korumak için iki temel politikayı dengeli bir şekilde izlemiştir. Bu politikanın birincisi, İran içinde yaşayan Fars olmayan diğer unsurları Farslaştırmak, diğeri ise, bütün İran’da yaşayanları kapsayan Pan İranizim, Panfarsizm hareketini başlatmak olmuştur. Bu politikanın birincisindeki en önemli aracı olarak dil politikası öne çıkmaktaydı. Farsçanın bütün İran sınırları içerisinde iletişim dili olarak kullanılmasını sağlamak uzun dönemde ulusal kimlik bilincini Farslar lehine değiştire bilirdi. Bu uygulamada, İran idaresinde kendi bölgelerinde yaşayan ve Fars olmayan milletleri Farslaştırmanın tek yolu olmuştur. Fars dilini bütün İran’da, Türk, Arap ve diğer bölgelerde öğretmek ve yoğun çaba içinde olan İran, bu yöntemin Farslaştırmada iyi bir yol olabileceğine inanmış ve bu yöntemin bütün Türklere ve İran’daki etnikler için başlamıştır.

 Bunun üzerine İran eğitimde bu metodu tüm Fars olmayan milletlere tatbik etmiş, dolayısıyla, Azerbaycan eyaletlerinde ve Azerbaycan topraklarında yaşamakta olan Güney Azerbaycan Türk milletinin eğitimi de kayıtsız şartsız Farslaştırma ve Fars milletiyle kaynaşma hedefine girmiştir. İran`ın geliştirdiği bu proje ve metod bağlamında Farsça eğitim kurumları , basın ve TV kulanılarak yazılı dil Farsçayla Güney Azerbaycan Türk Milletini Farsçaya mecbur etmiştir. İran’da Güney Azerbaycan Türk milletinin yaşadıkları Azerbaycan topraklarında açılan Fars okullarında, Azerbaycan Türk çocuklarını Farslaştırmakla da kalmayıb, bunların İran-Fars kimliği ve kültürüğü ile yetiştirmektedir. Fakat, bu siyasetler de şoven şah Pehlevinin devrilmesiyle de değişmemiş, 1979 İran Molla rejimi tarafından da Sürdürülmektedir. Bu defa İran molla rejimi, Şiilikle birlikte İran-Fars kimliğini ve eğitimini İran’daki etnikler ve Güney Azerbaycan Türk milletine empoze etmek için büyük gayret sarf etmiştir. Güney Azerbaycan topraklarında açılan Fars okullarında Farsçanın eğitimi hızlanıp, genişlerken, Türkçenin ayrı bir dil ve yabancı milletlere ait olduğu fikri verilerek Türkçe, Güney Azerbaycan Türk milletine yasaklanmıştır. Böylece, Azerbaycan Türk milleti bir taraftan Fars okullarında Farslaştırma ve İran kimliği kültürnü öğremeye zorlanırken, diğer taraftan da öz kültür ve milli Türk kimliklerinden uzaklaştırılmaktadır. 1979 devriminden sonra şovenist Pehlevi rejiminden ulus politikasını devir alan İran İslam Cumhuriyeti(!) Şiiliği hem İran’da hem de bölgede kullanmaya başladı. Hatta bunula da yetmeyip, Türkiye Cumhuriyetine bile, şeriat ihrac etmey kalkıştılar. Dolaısıyla, Şiilikle beraber İranlılık ulus politikasını yürüttü. Bu defa, Şii ideolojisiyle birlikte “İranlaştırma” oyununu devam etirmektedir. Böylece, İran İslam(!) rejimi ulusal politikalarını Şiilik ideolojisiyle, Azerbaycan Türklerini ve diğer etnikleri eriterek “İranlılık” oluşturmak temeli üzerine sürdürmektedir.

Her ne kadar İran islam Cumhuriyeti Şiiliği kullansa da, günümüzde bu politika tamamen hem İran içinde ve bölge, hem de Islam ülkelerinde mollaların siyasettlerini yürütmeye yönelik politik bir oyun olmaktan öteye geçememiştir. Bunu da bölge ülkeleri anlamışlardır. Dolayısıla, İran Molla rejimi başlangıçta, çok millet, çok dillileri içinde Şiilikle bir arada tutmuşsa da 28 yıl sonar şeriat rejiminin gerçek niyeti ortaya çıkmıştır. İran İslam Cumhuriyetinde “tek Şii İranlı tipi” insan modeli oluşumu artık çürümüştür. Öyle ki, Güney Azerbaycan Türk Milleti(İran’da) ve diğer etnikler artık tek dil “Farsça” milliyeti “İran” olmasından nefret etmeye başlamıştır. Güney Azerbaycn Türk milletinin, ulusal kimliğini bir kenara bırakıp İran üst kimliği altında yaşamasına, Farsça etkin bir araç olarak İran rejimleri tarafında kullanılmıştır. Bu çerçevede, bu politikanın psikolojik alt yapısını oluşturmak için Farslaştırmak ve Farsça konuşmak “medeni olmak, entelektüel olmak ya da şehirleşmiş olmak” gibi kavramlarla özdeş tutulmuştur. Bu nedenle, medeni olmak yada yüksek Kabul görmek isteyen insanları çabucak bu oyuna ve politik tuzağa gelmişlerdir. Bu oyunlara ve politikalar tepki gösteren Güney Azerbaycan Türk milletinin aydınları, hem Şoven Pehlevi hem de günümüz İran molla rejimi tarafından susturulmuş ve susturulmaktadır. Nitekim, Güney Azerbaycan Türk milletinin demokrasi uğurunda mücadelesi Mayıs 2006 yılında İran Anti demokratik rejimi tarafından kanlı şekilde bastırılmıştır.

İran’ın bu çirkin politikası, Güney Azerbaycan Türk milletini etkilemye devam etmektedir. Güney Azerbaycan eyaletlerinde(İran’da) Fars dili okullarda, resmi idareler ve kuruluşlarda Fars kültürüyle birlikte bariz bir şekilde İran merkezi molla rejiminin de baskısıyla, etkilemeye devam etmektedir. Gerek Pehlevi şoven İranın da, gerekse günümüzde mollalara özgü şeriat düzenli İranın da, Fars şovenizmin geliştirdiği dil politikasını izleyen İran, egemenlikleri altında yaşayan Güney Azerbaycan Türk milletini ve diğer İran’daki etnikleri Farslaştırma yolunda büyük mesafe almalarını düşünseler de, artık bu acı ve çürkin siyasetler 21 yüz yılda geçersiz olmaktadır. Dolayısıyla, bu acı politika yüzünden İran’da Azerbaycan topraklarında yaşayan Azerbaycan Türkleri, Arap bölgesi Huzistan ve diğer etnikler Farslaştırma siyasetinin ağır bedelini ödemiş ve ödemektedir.

Aran ERDEBİLLİ

18 Aralık 2012

Bu yazım, 17-24 Temmuz 2006 yılında iki bölüm olarak yayımlanmıştır, şuanda güncelliğini koruduğu için tekrar bu blog`da yayımlamak istedim.