ABD`nin yeni yüzyıl projesinin bir parçası: Arap Baharı – 2 –

imagesCAQ90I6H

NATO ve Türkiye

Masraflarının büyük bir kısmı ABD tarafından karşılanan NATO`nun gittikçe çoğalan rolü, günümüzde Arap Baharı denilen dönüşümde daha da aktifleşmiştir. O kadar ki, ABD`nin büyük dönüşüm projesinde engel yaratan bazı ülkeler ve yönetimler NATO ile birlikte sıkıştırılıp yok edilmektedir. Ortadoğu`daki müslüman Arap ülkelerine yakın, bölgeye model ülke olabilecek, ABD ve NATO ile rahat çalışabilecek tek müsülman NATO üyesi ülke, laik ve seküler Türkiyedir. Bu nedenle, jeopolitik öneme sahip Türkiye`nin 2002 öncesi koalisyon hükümeti değiştirilip AKP gibi hükümet gerekliydi. Zira, dönemin koalisyon hükümetinin başbakan Bülent Ecevit`in ABD`nin Irak ve bölgedeki politikalarını kabul etmediği ve karşı çıktığı için ABD tarafından düşürüldüğü tartışılmaktadır. Bu konuda, Ecevit`e, partide, Meclis`te ve Başbakanlık döneminde danışmanlık yapan ve 11 yıl birlikte çalışan emekli Büyükelçi Ertuğrul Çırağan şöyle demektedir:

Hastaneye kaldırılmadan önce ABD, Irak’a müdahale için bastırıyordu. ABD Başkan Yardımcısı Cheney, Dışişleri Bakanı Powel ve Savunma Bakanı Ramsey, Askeri Başdanışmanı ve benim de olduğum ortamda Irak’a müdahale için Ecevit’le görüşmeye gelmişlerdi. Ecevit, müdahaleye niçin izin vermeyeceklerini 4 başlıkta anlattı. ABD’liler sadece dinleyip not ettiler, bir şey söylemediler. Onlar gittikten sonra rahmetli bize dönüp ‘ne söylersek söyleyelim, onlar müdahalede kararlı’ dedi. Koalisyonun yıkılması bu planın bir parçası olabilir. Ecevit, ABD’ye kafa tutan politikalarında hep başarılı olmuştur.”(Akşam, 05 Kasım 2012) 

Bu nedenle, 2002`den Türkiye`nin koalisyon hükümetlerinin yerini tek parti AKP hükümeti almıştır. Bu planın uygulanmasında ABD`nin büyük rolü olmuş ve Türkiye`nin tek parti hükümetinin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ABD`in` bölgedeki işini rahatlatmıştır.

Türkiye`nin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), yanlız Arap baharı denilen dönüşümde Laiklik karşıtı olmayan ve radikal haraketlere destekte bulunmayan ılımlı bir islamcı-Sünni hükümetdir. Arap baharı meselesinde Ortadoğu`daki ülkelere laiklik önermesi de bu politikanın gereğidir. Tayyip Erdoğan`ın Mısır ziyaretinde laiklik vurgusunu tüm bölge ülkelri şahit olmuştur. Fakat, Türkiye`nin sunduğu laik, demokrat modeli, rol modeli ve abartılı model olarak tartışılmaktadır. Şimdi NATO Libya`dan sonra, diktatör rejim Suriye`yi hedef almakta ve bu konuda Suriye-Türkiye sınırında faaliyetlerine başlamıştır.

Türkiye`nin üç önemli komşusu olan Suriye, İrak ve İran`la yaklaşık 1662km sınırı bulunmaktadır. Türkiye NATO`nun “Füze kalkan” gibi projelerini ve planlarını, ABD ve Batı`nın bölgedeki politikalarıyla paralel olarak uygularken, terör gurupları PKK, PYD ve PEJAK bazı Avrupa ülkelerinin yardımıyla daha da saldırgan tavır sergilemektedirler. Ne var ki, Türkiye PKK`ya karşı tutarlı, kararlı bir mücadele ve politika izlemezken, ABD, Batı ve NATO kendi teröristlerini yok etmek ve mücadele için bölgeye yerleşmişlerdir. Türkiye`nin üçüncü bir sınırı olan İran sınırı gerginleşmeye doğru gitmektedir. Bunlar ve büyük projenin dönüşümü yapılırken, AKP olan bitenlere çok dikkatle yanaşmalıdır. AKP, İnce bir oyunun bölgede oynandığını ve I Dünya savaşı sonrası Serv anlaşmasının Türkiye`yi bölmeye yönelik bir anlaşma olduğunu unutmamalıdır.

(Devam edecek)

Aran ERDEBİLLİ

10 Aralık 2012