İran Gerginliğinde Ermenistan’ın Konumu

Son aylarda başta ABD ve İsrail olmakla Avrupa devletlerinin İran’a baskılarının ve ekonomik yaptırımlarının artması bölgesel ve uluslararası alanda ciddi tedirginliğin yaşanmasına neden olmuştur.

Her gün biraz daha daralan çember sinirleri germektedir.

Türkiye’nin de İran’a karşı yaptırımlara katılması Başbakan Erdoğan’ın İran ziyaretinin sonuç vermediğini kanıtlamaktadır. Elbette, bu gerginlikten fiziki ve siyasi olarak etkilenecek hiç şüphesiz bölge devletleri olacaktır. Bölgenin büyük devletlerinden Türkiye ve Rusya bu etkinin sonuçlarını kaldıracak güçte olsalar da, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan daha kritik bir durumla karşı karşıya kalacaktır. ABD ve İsrail İran’ı dört bir yandan kuşatma altına almak için Ermenistan hariç Azerbaycan ve Gürcistan üzerinde baskı uygulamaya çalışmaktadır. Ermenistan ise İran krizinde üç cepheden baskı altında kalacaktır. Birincisi, iyi ilişkiler içerisinde bulunduğu İran tarafından, ikincisi bu krizde Ermenistan’da askeri üssü bulunan Rusya tarafından ve üçüncüsü Rusya bu krizde Ermenistan’daki askeri üssünden yararlanmak isterse, ABD tarafından.

Ermeni yetkilileri konuyla ilgili yaptıkları açıklamalarda dengeli ifadeler kullanmaya çalışsalar da, İran gerginliğinin askeri aşamaya geçmesinden duydukları rahatsızlığı her zaman dile getirmektedirler.

Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden bu güne kadar İran ile yakın ilişki içerisinde olmuştur. İran Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi nedeniyle karşılaştığı ekonomik sorunların çözülmesinde bu ülkeye destek olmuştur. İran, her ne kadar Dağlık Karabağ konusunda tarafız olduğunu iddia etse de, son 20 yıllık İran-Ermenistan ilişkileri değerlendirildiği zaman tarafsız olduğunu kanıtlayacak hiç bir şey yoktur. Tam tersine İran ülkesinde yaşayan, kesin sayısı bilinmese de, yaklaşık 30 milyondan çok olduğu tahmin edilen Azerbaycan Türklerinin özerklik veya bağımsızlık taleplerini boğmaya çalıştığı için Azerbaycan’ın zayıflamasını hatta bölünmesini istemektedir. Azerbaycan’ın bağımsızlığının ilk yıllarında Güney Azerbaycan konusu gündemde olsa da, daha sonra Azerbaycan durum değerlendirmesi yaparak Güney Azerbaycan konusunu gündemde tutmadı. Ama bu süreçte ve daha sonra İran’ın Azerbaycan’a baskıları aynen devam etti ve son zamanlarda daha da artmaktadır.

Ermenistan bağımsızlık sonrası yayılmacı politika izlediği için bugün kendisini çembere sokmuş durumdadır. Azerbaycan topraklarını işgal ettiği için Azerbaycan üzerinden geçen daha ekonomik ve kısa yol olan kuzey hattını kullanamamaktadır. Gürcistan üzerinden geçen yol ise sorunludur ve Rusya’nın Gürcistan’a saldırmasından sonra önemli derecede aksamalara neden olmaktadır. Ermenistan için bir diğer seçenek İran üzerinden ulaşımdır. Ancak bu yol çok uzun, pahalı, Rusya ve Avrupa’dan uzak kalmaktadır.

ABD ve müttefiklerinin İran’a karşı askeri operasyonlara başlaması halinde Ermenistan’da çember tamamen kapanacaktır. Her hangi bir şekilde olursa olsun, Rusya bu duruma müdahale ederken savaş bölgesine en yakın olan Ermenistan’daki 102. Askeri üssünden yararlanacaktır. Ancak bu üssün askeri kapasitesi zamana yayılacak askeri operasyonlar için yeterli değildir ve kısa süre sonra takviye edilmesi gerekmektedir. Gürcistan Rusya’nın Ermenistan’a ulaşımına yasak getirdiği için takviye meselesi de ciddi sorun oluşturmaktadır.

Aynı zamanda Rusya 102. Askeri üssünü ABD ve müttefiklerine karşı kullanacaksa, yukarıda ifade edildiği gibi Ermenistan iki kat baskı altında kalacaktır. Beş günlük Rusya-Gürcistan Savaşı’nda Ermenistan ekonomisinin omurgasının zedelendiği dikkate alınırsa, zamana yayılan savaş, ABD ve Rusya’nın baskıları arasında kalan, takviye alamayan Ermenistan’ın durumunu tahmin etmek için kehanette bulunmaya gerek yoktur. Daha savaş başlamadan Ermenistan’da benzin fiyatlarının yükselmesi, Ermenistan’ın kırılgan fay hattında bulunduğunu göstermektedir.

ABD’nin İran’a askeri operasyonlara başladıktan sonra savaş zamana yayılarak bölge ve uluslararası güvenliği tehdit ederse ve Azerbaycan’ın Ermenistan’ın işgali altında bulunan topraklarını geri almak için askeri operasyonlara başlamaya müsait durum ortaya çıkarsa, bu Ermenistan için beklenmedik sorunlara neden olacaktır. Bölge devletleri için bir diğer sorun da mülteci akımıdır. Ermenistan hiç bir durumda savaşın getireceği ekonomik, siyasi, askeri ve mülteci sorunlarını kaldıracak kapasitede değildir.

Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı

9 Nisan 2012

1news.com.tr