Bako Saakyan Yurtdışında Ne Arıyor?

Bir kaç ay önce Uruguay’ın sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin (DKC) bağımsızlığını tanıyacağı konusunda haberlerin gündeme gelmesi bu konunun yeniden tartışmalara açılmasına neden olmuştur.

Bu konu bölge basınında çeşitli paradigmalardan müzakere edilse de, daha sonra bölgede ve uluslararası alanda gelişen olayların gölgesinde kalarak ikinci plana geçti. Uruguay’ın sözde DKC’nin tanıyacağı hakkında haberler resmen onaylanmasa da, Ermenistan’ı umutlandırdı ve zaman zaman bu konu iç politika ve Azerbaycan’a karşı dezenformasyon malzemesi olarak kullanıldı ve gündemde tutulmaya çalışıldı.

Bu tartışmaların güncelliğinin kaybettiği sırada sözde “DKC lideri” Bako Saakyan Almanya, İsviçre ve ABD’yi ziyaret etti. Saakyan 2011 yılı mart ayında Fransa’yı da ziyaret etmişti. Ermenistan ve sözde DKC, tanınma konusuyla ilgili son 20 yılda hiç bir başarı elde etmeseler de, bu konuyu her zaman gündemde tutarak Ermeni kamuoyunu oyalamaya ve Azerbaycan’ın ‘sinirleri ile oynamaya’ devam etmektedir.

8 Mart 2011’de Saakyan Fransa Uluslararası İlişkiler ve Strateji Araştırmalar Enstitüsü’nün Paris’te düzenlediği ‘1994 Ateşkesinden Sonraki 17 Yıl: Bu Gün DK Ne Elde Etmiştir’ adlı uluslararası konferansa katılmıştır.

Konferansta konuşan Saakyan Karabağ probleminin tarihine, dış politikasına ve sözde DKC’nin tanınması konusuna açıklık getirmiştir. Sözde DKC’nin tarihi hakkında bilgi veren Saakyan her zamanki gibi tarihi bilgileri yanlış vermekten kendini alıkoyamamıştır. Problemin çözümüne yönelik AGİT Minsk Grubu’nun ve diğer arabulucu devletlerin girişimlerine açıklık getiren Saakyan, problemin barış yolu ile halledilmesinden yana olduklarını, ancak bunun gerçekleşmeyeceği taktirde bağımsızlıklarını ve güvenliklerini koruyacak yeteneğe sahip olduklarını bildirmiştir. Saakyan’ın Paris ziyareti zamanı Fransa resmileri ile görüştüğü konusunda haberler alınmasa da, Fransa Cumhurbaşkanı Nicola Sarkozy’nin Ermenistan’a ‘kız kardeşim’ dediğini hatırlayacak olursak, Fransa resmilerinin ‘küçük kız kardeşleri’ ile mutlaka görüşmüşlerdir.

8 Kasım’da Almanya’nın Köln kentine ziyaret eden Saakyan burada yaşayan Ermenilerin temsilcileri ve işadamları ile görüşünde sözde DKC’de hayata geçirilen çeşitli sosyo-ekonomik programlardan bahsetmiştir. Saakyan aynı zamanda Köln’de yerleşen Ermeni Apostol Kilisesi’nin Piskoposu Garegin Pekçeyan ile de görüşmüştür.

Saakyan’ın Köln ziyareti zamanı Almanya parlamentosunu da ziyaret ederek bir grup milletvekili ve uzmanlarla görüştüğü yönünde haberler yayınlansa da, parlamento üyesi Karl-George Welman bu haberi yalanlamıştır. Saakyan’a Almanya ziyaretinde Piskopos Pargev Martirosyan, Ermenistan’ın Almanya Büyükelçisi Armen Martirosyan, sözde DKC Cumhurbaşkanlığı Enformasyon Dairesi Başkanı David Babayan ve sözde DKC’nin Almanya temsilciliği Başkanı Arutyun Grigoryan refakat etmiştir.

Saakyan 10 Kasım’da İsviçre’ye de ziyarette bulunmuş, bazı siyasi partilerin temsilcileri ile görüşmüştür. Yapılan görüşmelerde genellikle sözde DKC’nin iç politikası, ekonomisi, tanınması ile ilgili konuların müzakere edildiği ve problemin çözüm yolları üzerinde durulduğu bildirilmektedir. Görüşmelerde Saakyan İsviçre ile ilişkilerin geliştirilmesinden yana olduklarını bildirerek, özellikle İsviçre’nin tarım ve eğitim tecrübelerinden yararlanmak istediklerini ve karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesinden yana olduklarını bildirmiştir.

17 Kasım’da ABD’ye ziyaret eden Saakyan’ı burada Haysatan Vakfı’nın yetkilileri ağırlamıştır. Saakyan yaptığı görüşmelerde sözde DKC’nin bağımsızlığının tanınması için Ermenistan ile birlikte diaspora kuruluşlarının da çalışmalarına önem verdiğini bildirmiştir. New York’ta yerleşen Aziz Vardan Kilisesi’ni ve Taşnaksutyun Partisi’nin ABD Bürosu’nu da ziyaret eden Saakyan tanınma, ekonomik ve güvenlik konularına değinmiştir. ABD ziyaretinde Saakyan’ı Los Angeles kenti Yönetim Konseyi’nin üyeleri Pol Krekoryan ve Denis Zayn kabul etmiştir.

Saakyan’ın ziyaretleri ile ilgili yukarıda verilen haberler aysbergin görünen tarafıdır. Aysbergin sadece 1/3’nin su üstünde olduğu hatırlanacak olursa, Saakyan bu ziyaretlerde hiç kuşkusuz kapalı kapılar arkasında gittiği devletlerin resmileri ile de görüşmüştür.

Kasım ayı sonlarına doğru Saakyan’ın Arjantin ve Uruguay`a da ziyaret edeceği hakkında haberler alınmaktadır. Uruguay’ın sözde DKC’nin bağımsızlığını tanıyacağı yayılması haberleri dikkate alınırsa, Saakyan’ın son ziyaretleri, Arjantin ve Uruguay ziyaretlerinin gerçek anlamının neler olduğunu tahmin etmek o kadar da zor değildir. Sözde DKC’nin bağımsızlığının büyük devletler tarafından tanınması sorunu halen devam ettiği için Ermenistan ve sözde DKC bundan sonra Latin Amerika’sı, Afrika ve Güney-Doğu Asya ülkelerine yönelik propaganda çalışmalarına hız verebilir.

İleriki dönemlerde sözde DKC’in bağımsızlığının tanınması yönünde bazı gelişmeler yaşanabilir. Çünkü son zamanlarda Ermenistan ve sözde DKC bu konuya özel önem vermektedirler. Kosova’nın bağımsızlığının tanınmasından sonra ‘pat durumuna’ düşen Rusya, 2008’de Gürcistan’a saldırdıktan sonra Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıyarak ilk gidişte Batı’yı ve ABD’yi mat etti. Eğer her hangi bir devlet sözde DKC’nin bağımsızlığını tanırsa, bu Azerbaycan için ciddi bir sorun olur. Rusya ve Batı şimdilik bu adımı atmasalar da, bu adımı atacak devleti büyük bir ihtimalle destekleyeceklerdir. Minsk Grubu Eşbaşkan devletlerin sorunun çözümü için arabulucu değil, Ermenistan’ın avukatı gibi davranmaları hatırlanacak olursa, böyle bir gelişmenin olacağı istisna edilmemelidir.

Dr. Hatem Cabbarlı,

Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı

26 Kasım 2011

1news.com.tr