İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı

Azerbaycan’ın, ABD ve İsrail ile olan askeri ve güvenlik ortaklığı ve AB ile de enerji işbirliği sebebiyle kurduğu ilişkiler, İran’ı oldukça rahatsız etmektedir. Tahran’da, Bakü aleyhinde gerçekleştirilen konferanslar, Hizbullah Ensari grubunun lideri Hüccetülislam Behcani’nin Tebriz konsolosluğunun faaliyetlerini durduracağı tehdidinde bulunması, geçtiğimiz günlerde[1] İranlı bir askerin sınır ihlali neticesinde Azerbaycan askeri tarafından öldürülmesi sonucu Ruhani liderlerin, Azerbaycan aleyhindeki çıkışları bu rahatsızlığı dışa vurmanın en somut göstergesi niteliğindedir.
Güney Kafkasya’daki ABD-AB-İsrail Varlığı Azerbaycan ve İran arasında yaşanan bu sessiz savaşın temel nedeni ise Bakü’nün, Tahran’ı Ortadoğu’da tecrit etmeye çalışan ABD-AB-İsrail bloğu ile geliştirdiği ortaklık stratejisidir. Bu bağlamda Beyaz Saray’ın 1997’de hazırladığı “Hazar Havzasının Enerji Kalkınması” isimli bildiride ABD’nin buradaki politikasının dört ana yönü belirlenmiştir. Buna göre, ABD Azerbaycan-Ermenistan anlaşmazlığının çözümüne çalışacak; dünya enerji kaynaklarının artırılması, genişletilmesi kapsamında Hazar havzası enerji kaynaklarını kullanacak; Hazar havzası ülkelerinin bağımsızlığı ve egemenliği için Rusya’dan geçen petrol boru hatlarına bağımlılık ortadan kaldırılacak ve alternatif ihraç yolları bulunacak; “İran tecrit edilecek ve bu ülkenin Hazar enerjisi konusunda hiçbir rol üstlenmemesini sağlanacaktı.” [2] Dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Matt Bryza, “biz ABD olarak AB’nin Hazar doğalgazıyla enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi için Nabucco projesini destekliyoruz, İran gazıyla çeşitlendirmesi için değil”[3] sözleriyle Washington’un tutumunu net olarak ortaya koymuştu. Bu nedenle, Hazar petrollerinin Azerbaycan üzerinden Avrupa ülkelerine taşınması fikriyle planlanan ve “Güney Koridoru’nu” besleyecek olan Trans-Hazar Boru Hattı Projesi de Tahran’ın tepkisini çekmektedir. “Tahran, Hazar bölgesine ait olmayan devletlerin bölgeye müdahalesine ve askeri varlığına imkân vermemesi gerektiğini söyleyerek başta Azerbaycan’ı hedef olarak görmektedir. Çünkü Hazar’a kıyısı bulunan devletlerden yalnızca Azerbaycan askeri imkânlarını modernleştirmek amacıyla ABD ile işbirliği yapmaktadır.”[4] Diğer taraftan İsrail istihbarat MOSSAD’a yakınlığıyla bilinen “Debka’nın internet sayfasında yayınlanan bir makalede, İran’ın nükleer faaliyetlerini izlemek için Karabağ’da keşif yapan insansız uçağının, Rusya tarafından vurulduğu ifade edilmişti. Bununla birlikte Azerbaycan, İsrail’den aldığı insansız hava uçaklarıyla sürekli silahlanmakta olduğu ve askeri kaynaklara göre yaklaşık iki ay içerisinde 60 kadar insansız hava uçağının Azerbaycan tarafından temin edileceği iddia edilmişti.”[5] Askeri ortaklığın yalnızca başlangıcı olarak yorumlanan bu anlaşma batılı kaynaklara göre iki ülke arasındaki insansız hava uçağı alış verişi Erivan ve Tahran’da da büyük rahatsızlık yaratmaktadır. Zira Azerbaycan-İsrail askeri yakınlaşması haberlerinin ardından 16 Kasım 2011’de İran ile Erivan arasındaki ilişkilerin daha fazla gelişmesi yönünde, cumhurbaşkanları arasında gerçekleşen telefon görüşmesi[6] akıllarda soru işaretleri bırakmıştır. Azerbaycan ve İran Arasındaki Sessiz Savaş Azerbaycan’ın İran karşıtı blok ile askeri ve enerji odaklı yakınlaşmasından rahtsızlık duyan Tahran’ın, Bakü’ye yönelik politikalarında asimetrik-psikolojik savaş yürütmekte olduğu gözlemlenmektedir. İki ülke arasındaki bu gerilimde İran, en büyük asimetrik savaş unsurlarından biri olan Hizbullah’ı kullanmaktadır. Azerbaycan’a yönelik tehditler İran’ın yüksek resmi makamlardan ziyade Hizbullah’ın İran kolu olan Ensari örgütü tarafından gelmektedir. “Hizbullah Ensari”nin Tebriz genel sekreteri Hüccetülislam Ruhulla Behcani, 3 Kasım 2011’de yaptığı açıklamada[7], Azerbaycan iktidarının İslam karşıtı adımlar atmaya devam etmesi durumunda Tebriz’deki başkonsolosluğun faaliyetlerini durdurmakla tehdit etmişti. Atlas AraştırmalarMerkezi Başkanı, siyaset bilimciElhanŞahinoğlu’na göre Azerbaycan ve İran arasında gelişen “sonolaylaradikkatedincegörüyoruz ki İran,Nabucco ve Trans-Hazar projeleri gündemegelmesinden son derece endişelidir. Dolayısıyla İran Azerbaycan’a karşı baskı yolunu seçmiştir. Demek oluyor ki İran’da Azerbaycan aleyhine her gün bir şeyler oluyor. Gâh camide Azerbaycan aleyhine sloganlar atılmakta, gâh konferans düzenlenmektedir.”[8] Bu toplantıların en dikkat çekici olanı ise Tebriz’deki Ayetullah Taliqani Mescidi’nde gerçekleştirilmiştir. Tebriz’de düzenlenen “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin İslamcılıkla Tanışması” konulu konferansta Azerbaycan’ın Siyonist ve vahabi görüşlere verdiği destekten rahatsızlık duyduğunu ifade eden Mehdi Nelbendi, “Azerbaycan’daki İslam karşı politikaların sebebini, iki asırdır İran’dan ayrı kalmasına bağlamıştı.”[9] İki ülke arasında yaşanan bir diğer gerginlik ise hatırlanacağı üzere, 19 Ekim 2011’de Azerbaycan-İran sınırında, İranlı bir askerin Azerbaycan topraklarına izinsiz girmesiyle sınır ihlali yaşanmıştı. Uyarıları dikkate almayan İranlı asker öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Ardından İran, Azerbaycan’ın İran Büyükelçisi Cavanşir Ahundov, İran Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak, büyükelçiye İran-Azerbaycan sınırındaki silahlı çatışma ile ilgili itiraz nota[10] verilmiştir. Tahran ve Bakü arasındaki yaşanan sessiz gerginlik ile ilgili bir başka ilgi çekici iddia ise Amerikalı TV kanalı Fox-11’in CIA verilerine dayanılarak yayınladığı 14 Kasım 2011 tarihli haberde “İran istihbarat servisinin, Azerbaycan’da 2012’de ses getirecek iki saldırı ve bir siyasi cinayeti hayata geçirmeye hazırlanmakta olduğu iddia edildi. Plana göre, birbiri ardına gerçekleştirilecek olan bu olaylar ülkede kargaşa ve panik yaşanmasına böylece kamuoyunda protestoların başlamasına hizmet edecekti.”[11] Yeni Müsavat Gazetesi’nin haberine göre ise Azerbaycan’da İran rejimi lehine yapılması planlanan darbe planının en önemli aktörlerinden birinin Hizbullah”ın Tebriz genel sekreteri Hüccetülislam Ruhulla Becani olduğu iddia edilerek, 4 Kasım’da Tebriz Başkonsolosluğunu işgal tehdidini bu duruma kanıt olarak gösterilmektedir.[12] ABD-İran arasında yaşanan enformasyon savaşının, dünya kamuoyunu manüpile etmeyi hedeflediği gerçeği göz önünde bulundurulsa Azerbaycan ile ilgili bu suikast iddialarının gerçekliğinin yanı sıra, asılsız olabileceği durumu da göz ardı edilmemelidir. İran’ın Azerbaycan aleyhinde yürüttüğü asimetrik savaşın en önemli sebeplerinde birinin de bugün İran sınırları içerisinde yer alan “Güney Azerbaycan”daki büyük Türk nüfusunun varlığı olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, İran toprakları içerisinde yer alan Azerbaycan Türklerinin de aynı bağımsızlık talebi ile Tahran’ın toprak bütünlüğüne yönelik etnik bir sorun yaratacağı konusundaki çekinceler, İran’ın Azerbaycan’a yönelik geliştirdiği “septik” dış politika stratejisini açıklar niteliktedir. Bakü ve Tahran arasındaki gerilimin tüm paradigmaları bir arada düşünüldüğünde, Azerbaycan ile İran arasında yaşanan “sessiz savaş” çok boyutlu bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan ABD-AB ve İsrail’in Güney Kafkasya’da var olma yarışında yer almaları da yaşanan gerilimi daha karmaşık bir sorun haline getirmektedir.

 

[1] 19 Ekim 20011’de Bilesuvar rayonu Aranlı köyü yakınlarında bulunan Azerbaycan-İran sınırında ihlal girişimi yaşanmış, Azerbaycan askerlerinin uyarılarını dikkate almayan İranlı asker, sınır güvenliği yetkililerine açtığı ateş sonucunda yaşamını kaybetmişti.

[2] Asrın Projesinin Tamamlanmasının Üzerinden 5 Yıl Geçti -3, Araz Aslanlı, The Fhirst News, 25.07.2011, Çevrimiçi: http://www.1news.com.tr/yazarlar/20110725073642517.html

[3] Nabucco projesi nedir? Ne değildir? ntvmsnbc, 13.07.2009, Çevrimiçi: http://www.ntvmsnbc.com/id/24983042/

 [4] Ayşegül Altay, Gerginliğin Adı “Trans-Hazar Boru Hattı” -1, Kafkassam, Çevrimiçi: http://www.kafkassam-merkez.com/index.php?act=content&id=2174&id_cat=5

[5] İSRAİLİN AZƏRBAYCANLA SENSASİON HƏRBİ TƏRƏFDAŞLIĞI, Yeni Müsavat, 27.10.2011, Çevrimiçi: http://www.musavat.com/new/G%C3%BCnd%C9%99m/110997-%C4%B0SRA%C4%B0L%C4%B0N_AZ%C6%8FRBAYCANLA_SENSAS%C4%B0ON_H%C6%8FRB%C4%B0_T%C6%8FR%C6%8FFDA%C5%9ELI%C4%9EI

[6] Serj Sarkisyan, Ahmedinejad’l Telefon Görüşmesinde Bulundu, News.am, 16.11.2011, Çevrimiçi: http://news.am/tur/news/82186.html

[7] İrandan gələn təhdidlərin sirri, Bizim Yol, 03.11.2011, Çevrimiçi: http://www.bizimyol.az/index.php?mod=news&act=view&nid=53734

[8] İrandan gələn təhdidlərin sirri, Bizim Yol, 03.11.2011

[9] Təbriz məscidlərində Azərbaycan əleyhinə silsilə tədbirlər davam edir, APA, 31.10.2011, Çevrimiçi: http://www.apa.az/az/news.php?id=239734

[10] İran’dan Azerbaycan’a Nota, The Fhirst News, 21.10.2011, Çevrimiçi: http://www.1news.com.tr/azerbaycan/siyaset/20111021011818962.html

 [11] BŞ İLHAM ƏLİYEVİ DEVİRMƏK PLANININ ÜSTÜNÜ AÇDI, Yeni Müsavat, 16.11.2011, Çevrimiçi: http://www.musavat.com/new/G%C3%BCnd%C9%99m/112265-AB%C5%9E_%C4%B0LHAM_%C6%8FL%C4%B0YEV%C4%B0_DEV%C4%B0RM%C6%8FK_PLANININ_%C3%9CST%C3%9CN%C3%9C_A%C3%87DI
[12] BŞ İLHAM ƏLİYEVİ DEVİRMƏK PLANININ ÜSTÜNÜ AÇDI, Yeni Müsavat, 16.11.2011

Hakan BOZ

kafkassam-merkez.com