KATİLLERİ EVİNDE BESLEYEN BARZANİ YOL ARKADAŞLARI…

Türk devletini, PKK’lı teröristlerle pazarlık ve müzakere masalarına oturtan, devletin en hayati kurumlarına Öcalan’ı övdüren, Öcalan ile %95 aynı düşünceleri paylaştığını özel temsilcileri tarafından öğrenilen, Habur’da eli kanlı teröristlerin kahramanlar gibi karşılanmasını “Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de iyi güzel şeyler umut verici gelişmeler oluyor. Bunu son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.” şeklinde öve öve bitiremeyen, bu ülkeye “PKK açılımını”musallat eden ve altında kalan Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında PKK’ya ve onun çizgisinde siyaset yapan BDP’ye esip gürlemiş… Başbakan akıl ve şuur sahiplerinin hafızası ile dalga geçmeyi öteden beri çok seviyor. PKK ve BDP’yi azdıran kendi politikaları ama hep başkalarını suçluyor.

AKP iktidarının yarattığı ve yaşatmayı başardığı atmosferi en net bir şekilde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli “Senaristi ve patronu küresel çevreler, kılavuzu İmralı, tetikçisi Kandil, takdimcisi peşmerge reisi, figüranları AKP ve BDP olan bölücülük oyununda gösterilmeyen ve seslendirilmeyen daha ne kalmıştır?” sözleriyle özetlemiştir.

ABD, AKP, PKK, BDP, Talabani, Barzani birbirinden ayrı düşünülebilir mi? Bu aile fotoğrafı birbirinden ayrılabilir mi? 9 yıl içinde görüldü ki, bu aile bireyleri hep birbirine destek oluyorlar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK ile pazarlık ve müzakereleri ortaya çıkaran MHP’ye referandum dönemi AKP’nin Kayseri mitinginden “Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” sözleriyle kıpkırmızı kesilmiş suratıyla bağırıp çağırıyordu. Sonra bu görüşmelerin ve pazarlıkların hangi rezilliklerini içerdiğini tüm dünya öğrenmiş oldu.

Zikzaklarına alışık olduğumuz Recep Tayyip Erdoğan 2007 yılında Barzani’yi kast ederek “Bizim muhatabımız oradaki Kürt liderler değildir, merkezi hükümettir. Ben cumhurbaşkanı ve başbakanla görüştüm. Bunun dışındaki kabile reisiyle görüşmem. Talabani ile cumhurbaşkanı olduğu için görüştüm.” demişti, şimdi aynı Recep Tayyip Erdoğan peşmerge bozuntusu Barzani ile PKK’ya karşı mücadele edeceğini söyleme noktasına geldi.

“Kabile reisiyle görüşmem.” diye o dönemin tepkilerini önlemeye çalışan Başbakan Erdoğan, bu sözünden sonra Barzani’yi defalarca Türkiye’de ağırlamış ve kendisi bu kabile reisinin ayağına kadar defalarca gitmiştir.

PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen ve PKK’yı Kandil’de güvence altına alan Barzani Türkiye’ye geliyormuş…

PKK’dan al haberi gibi, AKP’nin rezilliklerini hep PKK’dan duyuyoruz. PKK’nın Kandil sorumlusu Murat Karayılan’ın son günlerde çenesi bir hayli düştü. PKK’ya karşı beraber mücadele edeceğimiz komedisinin muhataplarından biri olan Barzani ailesine ait Rudaw Gazetesi’ne “Son birkaç yıl için Türkiye ile PKK arasında görüşmeler oldu ve şuanda Mesud Barzani ile onun dışında birçok kişi görüşmelerin, siyasi sürecin yeniden başlaması için çalışıyorlar.” açıklaması yapmış…

Başbakan Erdoğan, “PKK’ya karşı Peşmerge ile işbirliği yapacağız.” esprileri yapıyor, mücadele edilecek terörist Murat Karayılan Peşmerge Barzani’nin gazetesi ile söyleşi yapıyor.

Murat Karayılan, çapulcu Mesut Barzani’nin PKK ile Türkiye’nin masaya oturması için çaba sarfettiğini, Barzani’nin Gazetesi’nden duyururken, PKK ile masaya oturmayı zevk haline getiren AKP iktidarı Barzani’yi Türkiye’de nasıl karşılayacaktır?

Dün sözde “Kabile reisi” muamelesi yapılan Barzani şimdi neden Irak’ın tek sorumlusu gibi muamele görmektedir?

Türkiye işte böyle bir iktidar tarafından bu şekilde uyutulmaya devam edilmektedir.

Katilleri evinde besleyen Barzani ile “PKK’ya karşı mücadele edeceğiz.” diye Türk milleti ile dalga geçenler, bu ülkede %50 ile tek başına iktidar… Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı çok iyi tanıyoruz, bizim sitemimiz sadece Türk milletine…

Yıldıray Çiçek

02 Kasım 2011

 www.ortadogugazetesi.net