Milli düşüncenin merkezleri ve taşıyıcıları -1

Ekim’de Ahmet Bican Ercilasun Hocamız Yeniçağ’daki köşesinde 12 Ekim 2011’de Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün kısa tarihini yazdı. Böylece Türkiye ve Türk Dünyasına Türk milliyetçiliği ilkesi zemininde hizmet eden ve bir anlamda Türkiye’nin ilk düşünce kuruluşu olan Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nü tekrar gündemimize taşıdı. Ahmet Hoca, bu vesile ile amaçlamasa dahi Türk milliyetçilerinin nasıl kendi düşünce kuruluşları ve düşünceyi taşıyan yayın organlarını ihmal ettiğini de ortaya koydu. Bugün bu kuruluşları ve yayın organlarını hatırlatmak istiyorum.

Türk Milliyetçiliği ve Türk Dünyası denilince akla gelmesi gereken kuruluşların başında tabii ki Prof. Dr. Turan Yazgan hocamızın başkanlığında 1970’lerin sonundan itibaren çalışmalarını sürdüren merkezi İstanbul’da olan Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı geliyor. TDAV, her ikisi de ayrı ayrı iki kütüphane sayılacak iki dergiyi “Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi” ve “Türk Dünyası Tarih Dergisi” ile Türk strateji ve tarih kültürüne büyük hizmet ediyor. Dergileri internet üzerinden satın almak mümkün. Bugün iyi bir iş yapın ve bu dergilerden en azından birisine abone olun. Ayrıca senelerden bu yana çok önemli kitaplar TDAV tarafından yayınlanıyor. TDAV’ın birisi Bakü’de birisi Kırgızistan’da olmak üzere iki üniversite yapısı var. Bu okullarda Türkiye’den ve Türk Dünyasından öğrenciler okuyor. www.turan.org’dan TDAV’nın bütün çalışmalarını izlemeniz ve e postanızı bırakırsanız, Türk Dünyasından haber almanız mümkün.

Bir diğer önemli düşünce kuruluşu Ankara’da Milli Düşünce Merkezi. MDM, Sadi Somuncuoğlu’nun başkanlığında ağırlıklı olarak sistematik konferanslar düzenleyerek çalışıyor. Bu konferanslar kaydediliyor ve internet üzerinden yayınlanıyor. Ayrıca MDM’nin internet sitesinde bölgesel araştırmalar, okunması gereken kitaplar konusunda bilgi veriliyor. www.millidusunce.org üzerinden MDM’nin çalışmaları hakkında kapsamlı bilgi edinmeniz ve izlemeniz mümkün.

TÜRKSAM, bir diğer çok önemli düşünce merkezi. Ankara merkezli TÜRKSAM’ın başkanlığını MHP Iğdır milletvekili Dr. Sinan Oğan yapıyor. Sinan Oğan, yıllarca Azerbaycan’da araştırmacı olarak çalışmış. Daha sonra ASAM’da Rusya Araştırmaları Merkezi’nin başkanlığını yapmış bir isim. Doktorasını Moskova Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler üzerine yapan Oğan, ASAM’dan ayrıldıktan sonra TÜRKSAM adlı düşünce merkezini kurdu. TÜRKSAM, özellikle internet üzerinden kapsamlı araştırmalar yapıyor ve yayınlıyor. TÜRKSAM’ın üniversite öğrencileri arasında çok beğenilen bir staj programı da var. www.turksam.org.tr’den TÜRKSAM’ın çalışmalarını izleyebilirsiniz.

Ankara’daki bir diğer önemli düşünce merkezi ise KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı. KÖK, rahmetli Prof. Dr. Cihan Özönder tarafından kurulmuştur. Halen başkanlığını Prof. Dr. Sema Barutçu Özönder yürütmektedir. Kamuoyu önünde çok görülmemekle birlikte Türk Dünyası ile ilgili bir çok önemli araştırmaya imza atan bir kuruluştur. KÖK Vakfı tarafından 3 ayda bir çıkarılan KÖK dergisi çok önemli bir bilimsel dergidir.

Karadeniz Araştırmaları Merkezi, (KARAM) Ankara’da Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar konularında uzmanlaşmış bir düşünce kuruluşudur. Başkanlığını Doç. Dr. Bilgehan A. Gökdağ yapmaktadır. Beyin fırtınası toplantıları ve konferanslar ile ön plana çıkan KARAM tarafından üç ayda bir yayınlanan KARAM dergisi Türkçe-İngilizce-Rusça yayın yapmaktadır. Dergide üst düzey kalitede makaleler yayınlanmaktadır. KARAM’a, çalışmalarını incelemek için www.karam.org.tr’den ulaşabilirsiniz.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü 1996’da Ankara’da benim tarafımdan kurulmuş bir düşünce kuruluşudur. Aylık bir dergi olan 21. Yüzyıl dergisini çıkarmaktadır. Ayrıca www.21yyte.org’da sürekli güncel analizler yayınlamaktadır. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde genç araştırmacı ve akademisyenler çalışmakta aynı zamanda üniversitelerde yüksek lisans ve doktora yapmaktadırlar.

Hemen akla gelebilecek soru, neden burada Türk Ocakları veya Aydınlar Ocağı’nın sayılmadığı. Hiç şüphesiz Türk Ocağı ve Aydınlar Ocağı önemli fikrî katkılar yapmakla beraber düşünce kuruluşu değil, sivil toplum örgütü niteliği taşıyorlar. Bundan dolayı yukarıda anılmamışlardır. Yarın Türk milliyetçiliğinin fikrî yenilenmesi ve canlılığının temel aracı olan süreli yayınlar üzerinde duracağım.

 ÜMİT ÖZDAĞ
18 Ekim 2011 
Haberiniz.com