Tek suçum Türk olmaksa eğer

 

 

…Bendendir, aynı atadan, aynı kandanım dedim. Türkmeneli, Güney Azerbaycan, Doğu Türkistan yoktur fark dedim, hayalperestlikle suçlandım, onlardan sana ne diye hep azar işittim…
…Onun için diyorum ki “haray haray ben Türk´üm!” Anlamadınız değil mi? Ne mutlu ki ben Türk´üm! Ağalar, paşalar, beyler …

 

Rüyalarıma giriyor suçum nedir, neden bahtım karadır diye? Etrafıma bakar oldum, herkes gülerken neden ben gülemiyorum diye? Sorar oldum kendime neden her yerde dışlanıyorum, yalnız kalıyorum diye?

Ne özüme sövdürdüm, ne de değer saydıklarımı pazara çıkardım. Allah’a isyan mı? Tövbe haşa bana hepten ters bir yaklaşım olur, yine en kötü ben oldum, yine dışlanan ben oldum.

Bayrak, Devlet, Millet demem birilerinin hoşuna gitmedi. Türk Dünyası, Turan, ezilen Türkler dedim, en kötü iftiralara, insanlık dışı muamelelere ben maruz kaldım.

Bendendir, aynı atadan, aynı kandanım dedim. Türkmeneli, Güney Azerbaycan, Doğu Türkistan yoktur fark dedim, hayalperestlikle suçlandım, onlardan sana ne diye hep azar işittim.

Batı Trakya, Sancak, Kırım dediğimde, hele bunlara bir de Kıbrıs, Afganistan, Ahıska’yı eklediğimde, cin çarpmışa döndüklerini görüp ırkçılık yapmakla itham edildim.

Allah’tan başka ilah yoktur, ondan geldik, ona döneceğiz, bu ayettir dedim. Ayeti hiçe sayıp, dünyalık işlere dön dendiğini işittim.

Hz. Muhammed (sav) Allah’ın elçisidir, böyle inandım dedim, hepten saldırıya geçip, ılımlı İslam’a gerek var, Allah’a inanmak yeter, zorlama deyip üzerime yürüdüler.

Ne Türk’e, ne İslam’a ihanet ettim. Töre’ye, Türk’ün yaşam tarzına bağlı kaldım, yine Habur’dan getirilenler kadar baş üstüne konmadım, hatta dışlandım.

Çakal sürülerini şımartarak artık terörü her yerde yaşar oldum. Başkentte, hem de devlet erkanının yanında bombalar patladı, Ege’de Türk Bayrağım yakıldı, nerede Devlet dedim, kötü yine ben oldum.

Saraylarda yaşatılıyor bebek katili asın artık dedim. Bunun üzerine bana sen astırmadın deyip bir de haklı çıkmaya kalkıştılar, her türlü kara propagandayla yine suçlu ben oldum.

Madem caniyi asamıyorsunuz, o zaman susturun, en azından bırakın gizli görüşmeleri dedim, bu sefer iftiradır deyip ispatlamazsan şerefsizsin deyip salya sümük saldırdılar.

Öyle bir ortamdayız ki şerefler ayaklar altında, hiç olmazsa kul hakkını gözetin dedim.
İspatladım, bu sefer bizim midemiz geniş deyip bana güldüler. İspat ve itiraflara rağmen şerefsiz yine ben oldum.

Nedir bu heves, bu dışa hayranlık nedir? Destanlarım, tarihim, mazim herşeye ışık dedim, alay edercesine duymamazlıktan geldiler. Bozkurt dedim, hemen Eşrefi Mahlukatın dışına itildim.

İthal liderleri örnek aldılar, hem de Türk´e sövene diz çöktüler. Ben ise Alper Tunga, Bilge Kağan, Tuğrul Bey, Fatih, Atatürk dedim, sen misin bunları örnek alan deyip kanımı akıttılar.

Yapmayın, rahmet büyüklerle olur, bu düşmanlık neden, niçin hakir görünüyorum, ben de Allah´ın kuluyum dedim, beni bertaraf etmeye kalkıp yağlı urganlara bile teslim ettiler.

Sebil gibi kanım akıtıldı. Tanrı Dağları kadar canım gitti. Yetmedi mi, daha ne istiyorsunuz dedim? Sen halen yaşamakta inat mı ediyorsun deyip korkutmaya çalıştılar.

Anladım sonunda bu düşmanlıkları, bu saldırıları. Anladım neden it sürüsü üzerime gelmekten geri durmuyor diye. Anladım dincisinin, ateistinin, yeşil ve kızıl yabancı fikir benimseyenlerin bana neden saldırdığını. Anladım bu dünyada belki yüzümün hiç gülmeyeceğini.

Ama yine de benim suçum yok, ben suçsuzum. Yaradan böyle istemişse, aklım duygusallığın hep önünde olmuşsa, maneviyatı maddiyattan hep önemli gördüysem, dönekliği kabul etmediysem benim suçum ne?

Evet, tek suçum var, kabul ediyorum artık. Gerçi sizin için suç, fakat benim için bu gururdur, şuurdur, hayat kaynağımdır, dünyadaki tek varlığımdır.

Ve o suç olarak gördüğünüz sizin korkulu rüyanız biliyorum. O benim ise mücadele şevkimdir, o benim kavgamın ta kendisidir. O benim mazim, bugünüm ve geleceğimdir. O benim kutlu Ülkümdür.

Onun için diyorum ki “haray haray ben Türk´üm!” Anlamadınız değil mi? Ne mutlu ki ben Türk´üm! Ağalar, paşalar, beyler bu haykırışımı artık dağlar taşlar duysun. Yaradanın bildiğini sizden mi saklayacağım?

İftiralar, kahpece saldırılar, işkenceler, yağlı urganlar, aklınıza ne geliyorsa arkanıza koymayın artık. Zaten arkanıza koyduğunuz yok, hepsini tattım ve tatmaya devam etmeye hazırım, çünkü “Tek suçum Türk olmaksa eğer” biraz acele edin. Türk´ün açılım seslerini ben hissetmekteyim, siz de duyuyor musunuz? Demeyin Türk açılımı da hayaldir fırsat vermeyiz, vallahi orasını bilemem ama herşey hayalle başlar, yeter ki kırk kişi olsun.

“Tek suçum Türk olmaksa eğer” beni şimdiden yok edin! Benim için Türklük mücadelem bir iman meselesidir. Ne korku, ne rakip, ne de Allah’tan başkasına kul olmayı bilirim. “Tek suçum Türk olmaksa eğer” ben her türlü esecek olan rüzgara hazırım.

MURAT GEDİK

 30 Eylül 2011

www.haberiniz.com