Kerkük, ah yine Kerkük!

Irak’ın kuzeyinde bulunan soydaşlarımızın en çok yaşadığı, daha doğrusu hayat mücadelesi verdiği Kerkük ile ilgili sık sık yazmamızın nedenlerini yine bir Kerküklü’den dile getirmek gerekiyor.
“Irak’ın Özgürlük Operasyonu ve Kerkük”  kitabının yazarı Ali Kerküklü’nün feryatları, acı gerçekleri adeta haykırıyor.

Gizli planlar…
“Irak işgalinden beri Irak Türklerini sindirmek, yıldırmak, öldürmek, göçe zorlamak ve mallarını ele geçirmek ve fidye istemek için, kaçırılmaları sıkça yaşanmaktadır. Kerkük’ün güvenliği ABD ve Kürtlerin denetiminde, Kerkük’te kaçırılan ve öldürülenler ise hemen hemen tamamı Irak Türkleridir, bunun bir anlamı olmalıdır. Ayrıca Türkmenlerin Kerkük’ün kaderinde ciddi rol oynamalarına mani olmak ve onları yıldırmak ve sindirmek amacıyla özellikle tehdit, öldürme ve tutuklamalar yapılıyor, Türkmenler işsiz bırakılıyor ve kamuda çalışmaları engelleniyor. Ayrıca Irak Türklerine psikolojik savaş uygulanıyor ve bu savaşın boyutları tahmin edilenden daha büyüktür. Amaç korkutmak, sindirmek, yıldırmak, öldürmek, toplum arasında güveni sarsmak ve kaos yaratmaktır. Tüm bunlar göz önüne alınıp son 8 yıllık gelişmelere bakılınca, bazı güçlerin Kerkük’te gizli siyasi ajanı olduğu ortada.
Ama bu hain eller sevinmesinler, Irak Türkleri yerini yurdunu dağdan ve çölden gelenlere bırakmayacaktır.
2003’te ABD, 1 Mart Tezkeresi reddinin ardından Kerkük’teki asker, istihbarat ve sivil idaresini işgalcilere öncülük eden Kürt gruplarına teslim eder. Kerkük’te yaşanan bu olaylar sistematik, düzenli, bilinçli bir şekilde yapılmaktadır. Amaç Irak Türklerini göçe
zorlamak. Irak Türkleri bölgede silahsız bir toplumdur… Her ülke kendi menfaati doğrultusunda bir grubu desteklemektedir, ama Irak Türkleri sahipsiz. Bu milletin sahibi olsaydı bu hallere düşer miydi? Irak’ta devlet diye bir şey yok. Eline silah alan herkes, kendi hâkimiyetini ilan edebilmekte.

Türkmenlere ağlayan yok!
Irak Türkleri bugün kan ağlıyor, öldürme, kaçırma ve göçe zorlamaya maruz
kalmaktadır. Türkmen doktorlar, bilim adamları, işadamları kaçırılıyor veya öldürülüyor.
Hedef açık ve net: Türkmenleri yerinden yurdundan edip göçe zorlamaktır!.. Tarihi sorumluğu olan anavatan Türkiye nerede? Kardeşleri Gazzelilere  ağlıyor!!!”
Daha önce de, benzer yakarışlarını sütunlarımıza taşıdığımız Ali Kerküklü’nün bu “asil” direnişini aslında birkaç defa daha yayınlamak icap ediyor.
Ötesi ilgililere kalıyor.
Yine Ali Kerküklü’nün elimizde bulunan notlarından alınan bilgilerden de doğrulandığı gibi, Kerkük bir petrol ambarı konumunda bulunuyor. “Petrol zengini Türkmen şehri Kerkük bölgesel ve uluslararası öneme sahiptir. Resmi rakamlar bu kentin dünya petrol rezervinin yüzde 7,5’ine sahip olduğunu teyit ediyor. Kerkük’te petrol zenginliği olmasaydı Kerkük böylesine önem kazanır mıydı? Kerkük petrol kurbanıdır ve faturasını da insanlar canları ile ödüyor.”
Gerçekten de, uluslararası güçlerin, Kerkük ve dolaylarını sömürmek planları safha safha yürürlüğe konuluyor.
Ne yazık ki, Türkiye, hâmililiğini soydaşlarından ve milyonlarca petro- dolardan esirgiyor.

Kenan AKIN

15 Eylül 2011

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=19745