Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan, Türkmeneli, Filistin ve perdeleme

Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan, Türkmeneli ve Filistin. Ezilmek, katledilmek, yurtlarından sürülmek, dini ve milli kimliklerinden yok edilmek, işkenceler görmek ve diğer insanlık dışı muameleler bu dördünün ortak noktalarıdır. Bir başka ortak noktaları ise müslümanlık, en önemli fark ise Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan ve Türkmeneli’nin Türk olmasıdır, Filistin ise Türk değildir.

Türk insanı her zaman yardım severliği ve mazlumların yanında olmayı hep kendine bir görev olarak görmüştür. Bu insanlık yaklaşımının en güzel örneklerinden biri de abluka altında olan Gazze’ye Mavi Marmara adlı Türk Bayraklı gemi ile insani yardım çabalarıdır. Birilerinin bu işi şova çevirmeye kalkışmasını ve bu işin yanlış ya da doğru olduğunun soruşturulmasını bir kenara bırakmak bence en doğru yaklaşımdır, maalesef aynı şovlar bugün Somali yardımlarında da görülmektedir. Gazze’ye insani yardım için denize açılanlar maalesef İsrail komandoları tarafından baskına uğramışlar ve dokuz insan katledilmiştir. Ve bu hafta BM raporunun basına sızmasıyla (?) maalesef İsrail yapmış olduğu eylemden dolayı haklı görülmüştür. Ben şahsen başka bir tür rapor beklemiyordum, ama siyasi irade sözde raporun açıklanmasını bekliyordu. Ve açıklandıktan sonra İsrail ile ilişkiler donduruldu, bilmem neler askıya alındı falan filan. Bu hareket bence de doğru, fakat maalesef çok geç ve pek inandırıcı değil. Gerçi gönül isterdi ki bu tür çıkışlar Irak’ta on dört askerimize çuval geçirildiğinde de yapılsaydı, terör örgütüne destek verip Türkiye’ye hep meydan okuyan Talabani ve bir devlet büyüğümüzün abi diye hitap ettiği Barzani’ye de gösterilseydi.

Ne zaman konu Filistin olursa siyasi irade ve belirli kesim hemen hiddetlenirler, yürüyüşler yaparlar, medyada boy gösterirler. Ve bu harekete geçenler ise İslami kesim olarak kendini takdim ederler. Ne hikmetse bu kesim söz konusu Doğu Türkistan olursa, Güney Azerbaycan olursa, ya da Türkmeneli olursa hiç çıtları çıkmaz. İşin garip tarafı bu tipler şehit cenazelerinde bile bulunmazlar. Ne siyasi irade, ne medyaları, ne de yandaşları hiç ama hiç konu Türk olursa dut yemiş bülbül gibi seslerini çıkarmazlar.

Bugün Doğu Türkistan Çin işgali altında, Azerbaycan Fars işgali altında, Türkmeneli beynelmilel güçlerin ve çapulcuların işgali altında. Üçünde de katliamlar, işkenceler, zulümler baş göstermekte. Erkekler zindanlara tıkılmakta, kadınlar tecavüze uğramakta. O toprakların öz sahipleri göçe zorlanmakta ve malları gasp edilmekte. Bu milyonlarca insan psikolojik bir savaşın içinde yıllarca boğuşmaktadırlar. Bu milyonlar kan ağlamaktan topraklarını kanla sulamaktadırlar.

Ey siyasi irade ve onun medya patronları. Ey kendini İslami toplum olarak tanımlayanlar, konu Filistin olunca yüz binlerle meydana inerken, ekranlarda ezilen Filistin halkının çilesini milyonlara ulaştırırken, her türlü kampanyaya koştururken konu Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan ya da Türkmeneli olunca neden yoksunuz, neden susuyorsunuz? Bunların çilesi inanın Filistin´dekilerden daha çok ve durumları daha da vahim. Konu müslümanlıkta yatmakta ise, bunlar da müslüman, neden bir yardım eli uzatılmaz? Konu sırf bunların Türk olmalarında yatıyorsa, ve sırf bu sebepten Türkellerine el uzatmaktan kaçınılıyorsa, artık bunu açıkça söyleyin.
Bizlerin Filistin ile siyasi, coğrafi ve tarihi anlamda bağlarımız var. Ezilen Filistin halkının yanında elbette olacağız, sadece Filistin halkının değil bütün mazlumların yanında olacağız. Bu dün böyleydi, bugün de böyledir. Gönül isterdi ki bugün Filistin için koşturmanızın yüzde biri kadarını da akrabalarımız, yani soydaşlarımız için yapsanız. Bir daha hatırlatmak gerekirse hem Doğu Türkistan, hem Güney Azerbaycan hem de Türkmeneli´nde yaşayan kandaşlarımız aynı zamanda müslümandırlar. Hem bunlar tarihlerinde ne mevcut Devletimize, ne de Osmanlı´ya ihanette bulunmamışlardır. Açıkçası bu Türk´e düşmanlık nerden geliyor bir türlü anlamıyorum.

Bu yazıda Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan ve Türkmeneli dedim ama isteyen bunların yerine Batı Trakya, Karabağ, Kırım, Afganistan ve diğer esir altında olan Türk topluluklarını okuyabilirler.

Filistin’e geri dönersek, ben mevcut siyasi yapının Filistin konusunda pek de samimi olduğunu zannetmiyorum. Son İsrail´e karşı çıkışlar bana Anadolu´ya yerleştirilmek istenen Füze Kalkanını perdelemek için olduğu düşüncesindeyim. Tıpkı Fener’i Fener’le perdelemek istenmesi gibi. Gerçi o Füze Kalkanı kimi koruyacak, ve kimden koruyacak acaba?

Murat Gedik

08 Eylül 2011,

http://www.haberiniz.com/yazilar/koseyazisi39653-Dogu_Turkistan_Guney_Azerbaycan_Turkmeneli_Filistin_ve_perdeleme.html